İngiltere hükümeti, İran bağlantılı bir grubu ulusal güvenlik tehdidi olarak sınıflandırmayı mümkün kılacak yeni bir yasa tasarısını parlamentoya sunuyor. Ulusal Güvenlik (Devlet Tehditleri) Yasası olarak adlandırılan tasarı, haftalar içinde yasalaşarak İran'daki İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'na (IRGC) bağlı olduğu belirtilen bir grubu hedef almayı amaçlıyor. Hükümet yetkilileri, bu grubun İngiltere'deki faaliyetlerinin ülke güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğunu savunuyor. Tasarının kabul edilmesi halinde, söz konusu grup resmen 'ulusal tehdit' ilan edilebilecek ve bu statü, grubun İngiltere'deki varlığına ve faaliyetlerine karşı kapsamlı yaptırımlar uygulanmasına olanak tanıyacak.
Yasanın kapsamı ve hedefi
Yeni yasa tasarısı, İngiltere'nin ulusal güvenliğine yönelik tehditleri belirleme ve bunlarla mücadele etme yetkilerini genişletiyor. Hükümet, tehdit olarak sınıflandırılan grupların finansmanını, propaganda faaliyetlerini ve ülke içindeki operasyonlarını kısıtlama yetkisine sahip olacak. İran bağlantılı grup, özellikle 2022'de İran'da başlayan protestolar sırasında muhalif sesleri bastırmak amacıyla İngiltere'de de faaliyet gösterdiği iddiasıyla mercek altına alındı. İngiltere İçişleri Bakanlığı, söz konusu grubun 'yabancı bir devletin çıkarları doğrultusunda' hareket ettiğini ve İngiliz yasalarını ihlal ettiğini öne sürüyor. Uzmanlar, bu yasanın İngiltere'nin özellikle İran, Rusya ve Çin gibi ülkelerin istihbarat faaliyetlerine karşı sertleşen tutumunun bir parçası olduğunu belirtiyor. Tasarı, parlamentoda her iki partiden de destek görüyor ancak bazı sivil toplum kuruluşları, yasanın ifade özgürlüğünü kısıtlama potansiyeline dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Batı dünyasında İran'a yönelik artan baskının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD, İran Devrim Muhafızları'nı 2019'da terör örgütü olarak sınıflandırırken, Avrupa Birliği de benzer adımlar atmayı değerlendiriyor. İngiltere'nin bu adımı, özellikle İran'ın nükleer programı ve bölgesel müdahaleleri nedeniyle tırmanan gerilimlerin ortasında geliyor. Londra, İran'ın Avrupa'da muhaliflere ve İsrail hedeflerine yönelik saldırılar düzenlediğine dair istihbarat raporlarına atıfta bulunuyor. Yeni yasa, bu tür faaliyetlerle mücadelede hükümete daha geniş yetkiler sağlayacak. Ancak Tahran yönetimi, suçlamaları reddediyor ve İngiltere'yi İran içişlerine karışmakla suçluyor. Bu durum, ikili ilişkilerin daha da gerilmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin bu adımı, Türkiye'nin İran ile olan karmaşık ilişkileri açısından dikkatle izlenmelidir. Türkiye, İran Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak sınıflandırmasa da, bölgesel güvenlik meselelerinde Tahran ile iş birliği yapmaktadır. Ancak Batı'nın İran'a karşı yaptırım ve tehdit söylemini artırması, Türkiye'yi enerji ithalatı ve sınır güvenliği gibi konularda zor durumda bırakabilir. Ayrıca, İran destekli grupların Irak ve Suriye'deki varlığı, Türkiye'nin güney sınırlarında doğrudan tehdit oluştururken, İngiltere'nin bu tür grupları hedef alması Ankara'nın da çıkarlarına dolaylı olarak hizmet edebilir. Ankara, bu süreçte İran'la diyaloğu sürdürme ile Batı ittifakına uyum arasında bir denge kurmak zorunda kalacaktır.