İran'da reformist çizgisiyle bilinen Etemad gazetesi, 3 Ocak 2020'de Bağdat'ta ABD insansız hava aracıyla öldürülen Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin ölüm yıl dönümü öncesinde, eski ABD Başkanı Donald Trump ve bazı Avrupalı liderlerin de aralarında bulunduğu bir "intikam listesi" yayımladı. Listede Trump'ın yanı sıra eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, eski Savunma Bakanı Mark Esper, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Kenneth McKenzie, İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi isimler yer aldı. Gazete, listenin altında "Bu listedekilerin hiçbiri güvende değil" ifadesine yer verdi. Ancak listenin İran yönetimi tarafından resmen onaylandığına dair herhangi bir bilgi bulunmuyor. Haber, Tahran'ın Batı ile ilişkilerinin yeniden gerilme potansiyeli taşıdığı bir dönemde geldi.
İran'ın "13 Ocak Katliamı" söylemi ve intikam çağrıları
İran lideri Ali Hamaney, Süleymani'nin ölümünün ardından defalarca "sert bir intikam" mesajı vermiş, ancak somut bir eylemden kaçınmıştı. Etemad gazetesinin kullandığı "13 Ocak katliamı" ifadesi, İran'ın Ukrayna Havayolları'na ait 752 sefer sayılı yolcu uçağını yanlışlıkla düşürmesine atıfta bulunuyor. 8 Ocak 2020'de meydana gelen bu olayda 176 kişi hayatını kaybetmiş, İran yönetimi başlangıçta olayı inkâr ettikten sonra kabul etmişti. İran'daki bazı gruplar, bu trajediyi ABD'nin Süleymani suikastına bağlıyor ve sorumluluğu ABD'ye yüklemeye çalışıyor. Gazetenin listesi, bu bağlamda bir tür sembolik intikam çağrısı olarak yorumlanıyor. İran'da devlet medyası da sık sık Trump ve Pompeo hakkında suikast çağrıları yapan içeriklere yer veriyor. Eski ABD Başkanı Trump'ın İran'ı hedef alan "maksimum baskı" politikası, Tahran'da derin bir düşmanlık yaratmış durumda.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD-İran gerginliği yeniden mi tırmanıyor?
Etemad gazetesinin bu listeyi yayımlaması, ABD-İran ilişkilerinin kritik bir dönemecine denk geldi. ABD Başkanı Joe Biden'ın yönetimi, İran'la nükleer müzakerelere yeniden başlamış olsa da, Tahran'ın nükleer programındaki ilerlemeler ve bölgesel milis gruplara verdiği destek nedeniyle tansiyon yüksek kalıyor. Avrupalı liderlerin listede yer alması, İran'ın Avrupa Birliği'ne yönelik artan eleştirilerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Fransa ve Almanya, İran'a yönelik yaptırımların sürdürülmesinde aktif rol oynamıştı. İngiltere ise İran'ın milis gruplara desteğini kınamıştı. Listenin yayımlanması, diplomatik kanalları zora sokabilir. Öte yandan İran'ın resmi makamları gazetenin görüşünü desteklemiyor. Bu tür listeler daha önce de başka gazetelerde çıkmış, ancak eyleme dönüşmemişti. Yine de İran'ın milis güçleri aracılığıyla bölgede ABD hedeflerine saldırılar düzenlediği biliniyor. Son yıllarda Irak ve Suriye'deki ABD üslerine yönelik roket ve insansız hava aracı saldırıları arttı. Bu çerçevede listenin caydırıcılık veya iç kamuoyuna mesaj verme amaçlı olduğu yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu tür söylemler, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlık potansiyelini artırmaktadır. Ankara, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis faaliyetleri konusunda dikkatli bir denge politikası izlemektedir. ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Irak ve Suriye'de Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek gelişmelere yol açabilir. PKK/YPG'nin İran bağlantılı gruplarla olası işbirliği, risk faktörleri arasında yer alır. Ayrıca Tahran'daki yönetim krizleri ve Batı ile artan gerilim, Türkiye'nin enerji ithalatı ve bölgesel ticaret yollarını da etkileyebilir. Türkiye bu nedenle hem İran'la diyaloğu sürdürmekte hem de ABD ve AB ile koordinasyonu korumaktadır.