Nepal'de meydana gelen ve ülkeyi vuran yıkıcı sellerde kaybolan Avustralya vatandaşlarının sayısı, Cumartesi sabahı itibarıyla 41'e yükseldi. Bu gelişme, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'nin felaket bölgesine ek personel ve dört hızlı müdahale ekibi gönderme kararının ardından geldi. Yetkililer, kayıp kişilerin akıbetiyle ilgili arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü, ancak sel sularının çekilmesiyle birlikte ölü sayısının artmasından endişe edildiğini bildiriyor.
Felaketin boyutları ve kayıp Avustralyalılar
Nepal'in başkenti Katmandu ve çevresindeki bölgeler, geçtiğimiz hafta sonu yaşanan şiddetli muson yağmurlarının tetiklediği sel ve heyelanlarla sarsıldı. Ülke genelinde en az 200 kişinin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin de kaybolduğu bildiriliyor. Bu felakette Avustralya vatandaşlarının da mağdur olması, Avustralya kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İlk belirlemelere göre, kayıp Avustralyalıların çoğunun turist olduğu ve özellikle popüler trekking rotalarında bulundukları sırada sellerle karşılaştıkları tahmin ediliyor. Bir aile, kendilerinden haber alınamayan bir kadının sağ olarak bulunmasıyla sevince boğulurken, diğer aileler hâlâ sevdiklerinden haber bekliyor. Avustralya Dışişleri Bakanlığı, kayıp vatandaşların aileleriyle yakın temasta olduklarını ve konsolosluk desteği sağladıklarını açıkladı.
Başbakan Albanese, dün yaptığı açıklamada, "Nepal'deki durum son derece ciddi. Kayıp vatandaşlarımızı bulmak ve onlara yardım etmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bu kapsamda dört hızlı müdahale ekibimizi Kathmandu'ya gönderiyoruz" dedi. Ekiplerin arama kurtarma çalışmalarına destek olacağı ve bölgedeki Avustralyalılara insani yardım ulaştıracağı belirtildi.
Nepal ordusu ve polisi, sel felaketinin ardından başlattığı arama kurtarma çalışmalarını sürdürürken, uluslararası yardım kuruluşları da bölgeye seferber oldu. Özellikle Katmandu'nun güneyindeki tarım arazilerinin büyük zarar gördüğü, altyapının ciddi hasar aldığı ve birçok köyün karayolu bağlantısının kesildiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim değişikliği ve afet yönetimi
Bu felaket, Himalaya bölgesinin iklim değişikliğine karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle muson yağışlarının daha şiddetli ve düzensiz hale geldiğini, bunun da Nepal gibi dağlık ülkelerde sel ve heyelan riskini artırdığını vurguluyor. Nepal hükümeti, afet yönetimi kapasitesinin yetersiz kaldığını kabul ederek uluslararası toplumdan daha fazla destek istiyor.
Öte yandan, bu tür doğal afetler, turizm sektörüne bağımlı Nepal ekonomisi için de ağır bir darbe anlamına geliyor. Ülke, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor; ancak mevcut felaketin turizm gelirlerini olumsuz etkilemesi bekleniyor. Avustralya gibi gelişmiş ülkelerin gösterdiği dayanışma, afet sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir rol oynayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu felaket, Türkiye'nin de benzer afetlerle mücadele ettiği bir dönemde, uluslararası dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte Nepal'de yaşanan depremlerde ve diğer doğal afetlerde arama kurtarma ekipleri göndererek destek olmuştu. Bu tür olaylar, Türkiye'nin afet diplomasisi alanındaki deneyimini ve kapasitesini gösterme fırsatı sunuyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin tetiklediği doğal afetlerin küresel bir sorun olduğu gerçeği, Türkiye'nin de iklim politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte afet risklerini azaltmaya yönelik iş birliklerini güçlendirmesi önem taşıyor.