İran İslam Cumhuriyeti'nin eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ofisi, New York Times gazetesinin İsrail'in gizli bir operasyonla Ahmedinejad'ı yeniden iktidara taşımayı planladığı yönündeki haberini yalanladı. Ahmedinejad'ın resmi ofisinden yapılan açıklamada, söz konusu haberin 'asılsız ve maksatlı' olduğu belirtilirken, İran'ın iç siyasetine dış müdahale iddialarının gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Haber, Tahran ile Washington arasındaki nükleer müzakerelerin hassas bir döneminde gündeme gelirken, bölgesel jeopolitik dengeleri yeniden tartışmaya açtı.
İddianın arka planı ve tarafların tepkileri
New York Times, 2015'te yayımlanan ve daha sonra genişletilen bir analizinde, İsrail istihbarat servisi Mossad'ın, İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası baskıyı hafifletmek ve ülkedeki reformist kanadı zayıflatmak amacıyla Ahmedinejad'ın yeniden güç kazanmasına yönelik bir strateji izlediğini öne sürmüştü. Habere göre İsrail, Ahmedinejad'ın sert muhafazakar söyleminin İran'ı uluslararası alanda daha izole hale getireceğini ve böylece Batılı güçlerin Tahran'a yönelik yaptırımları sürdürmesini kolaylaştıracağını hesaplıyordu. Ancak Ahmedinejad'ın ofisi, bu iddiayı 'temelsiz spekülasyon' olarak nitelendirirken, İran Dışişleri Bakanlığı da konuya ilişkin resmi bir yorum yapmadı. Tahran Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Mücteba, söz konusu haberin İran'ın nükleer müzakerelerde elini zayıflatmaya yönelik bir psikolojik savaş taktiği olabileceğini belirtti. Ahmedinejad'ın 2005-2013 yılları arasında sürdürdüğü cumhurbaşkanlığı dönemi, nükleer programın hız kazanması ve Batı ile artan gerilimlerle hatırlanıyor. Eski lider, 2021'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmuş ancak onay sürecinde elenmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail-İran rekabeti, son yıllarda siber saldırılardan vekalet savaşlarına kadar geniş bir yelpazede devam ediyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için diplomatik girişimlerin yanı sıra gizli operasyonlar da yürüttüğü biliniyor. NYT'nin iddiası, bu bağlamda İsrail'in iç siyasete müdahale ederek İran'ın istikrarını bozma stratejisini gündeme getiriyor. Ancak uzmanlar, İran'da cumhurbaşkanının karar alma mekanizmasının sınırlı olduğunu, asıl yetkinin dini lider Ali Hamaney'de bulunduğunu hatırlatıyor. Ahmedinejad'ın yeniden iktidara gelmesi durumunda bile İran'ın nükleer politikasında köklü bir değişiklik olmayacağı ifade ediliyor. Bölgesel olarak, İran'ın Ortadoğu'daki nüfuzu ve Yemen'de Husilere verdiği destek bu tür iddiaların daha geniş bir güç mücadelesinin parçası olduğunu gösteriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, İran'ın nükleer programına karşı İsrail'le ortak hareket ederken, Çin ve Rusya ise Tahran'la ilişkilerini derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin komşusu İran'la ilişkilerini yakından ilgilendiriyor. Ankara, Tahran'la hem ekonomik işbirliğini hem de enerji alanındaki bağımlılığını sürdürürken, bir yandan da İsrail'le ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Ahmedinejad döneminde Türkiye-İran ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izlemiş, nükleer kriz ve Suriye iç savaşı gibi konularda iki ülke zaman zaman karşı karşıya gelmişti. NYT'nin iddiası, Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını zorlayabilecek bir unsur olarak görülebilir. Ayrıca, bu tür asılsız haberlerin İran kamuoyunda yabancı düşmanlığını körüklemesi ve sınır güvenliği gibi hassas alanlarda Ankara'yı etkileyebileceği değerlendiriliyor. Türkiye'nin, nükleer müzakerelerde arabuluculuk rolünü sürdürürken, bu tür spekülasyonlara karşı temkinli yaklaşması bekleniyor.