ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik gündüz saatlerinde hava saldırılarına yeniden başladığını açıkladı. Saldırıların, İran'ın kıyı savunma mevzileri ve füze rampalarını hedef aldığı belirtilirken, Tahran yönetimi can kayıpları yaşandığını duyurdu. Gerilim, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden ablukaya alma tehdidi ve karşılık çağrılarıyla giderek tırmanıyor.
Gelişmenin arka planı
CENTCOM tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu saldırıların İran'ın Basra Körfezi'ndeki askeri varlığını zayıflatma amacı taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, "İran'ın kıyı savunma sistemleri ve kısa menzilli balistik füzeleri, bölgesel güvenlik için doğrudan tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, gündüz saatlerinde hassas operasyonlar düzenlenmiştir" denildi.
İran resmi haber ajansı IRNA ise saldırılarda en az 12 askerin hayatını kaybettiğini, 30'dan fazla kişinin yaralandığını bildirdi. Tahran yönetimi, saldırıları 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Bu saldırılar, ABD'nin bölgedeki saldırgan politikalarının yeni bir örneğidir. Gerekli yanıtı en güçlü şekilde vereceğiz" ifadelerini kullandı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, saldırıların İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma tehdidine karşı caydırıcı bir önlem olduğunu savundu. İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ise daha önce yaptığı açıklamada, uluslararası deniz ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolunu 'gerektiğinde' kapatabileceklerini duyurmuştu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği hayati bir geçiş noktası. Herhangi bir abluka, küresel enerji fiyatlarında ani bir artışa ve tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açabilir. Uzmanlar, ABD'nin bu saldırılarıyla İran'ın boğazı kapatma kapasitesini sınırlamayı hedeflediğini belirtiyor.
Bölge ülkeleri endişeli. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin eylemlerine destek verirken, Rusya ve Çin tarafları itidale çağırdı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, "Bölgesel bir çatışmanın eşiğindeyiz. Tüm aktörleri gerilimi düşürmeye ve diyaloğa davet ediyoruz" açıklamasını yaptı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), olası bir abluka durumunda stratejik petrol rezervlerinin kullanılabileceğini bildirdi. Ancak piyasalarda dalgalanma başladı; Brent petrolün varil fiyatı bir günde yüzde 4 arttı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkilenebilir. Petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı ve enflasyonu daha da yukarı çekebilir. Ayrıca Türkiye, İran ile komşu olması ve iki ülke arasındaki ticari ilişkiler nedeniyle bölgesel istikrarsızlıktan olumsuz etkilenir. Ankara'nın şu ana kadar ihtiyatlı bir diplomasi izlemesi, hem ABD hem İran ile diyaloğu sürdürme çabasının göstergesi. Ancak olası bir sıcak çatışma, Türkiye'nin kuzey Suriye ve Irak'taki güvenlik operasyonlarını da etkileyebilir.