İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki siyasi lideri Halil el-Hayye ile 19 Eylül 2024 Perşembe günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Filistin meselesi ve bölgedeki son gelişmeler kapsamlı bir şekilde ele alınırken, Erakçi, Tahran yönetiminin Gazze'deki savaşı durdurmak için attığı son adımları detaylandırdı. İran'ın, İsrail'in saldırılarına karşı Filistinli gruplara verdiği desteği vurgulayan bakan, uluslararası toplumu da ateşkes için daha fazla çaba göstermeye çağırdığını belirtti.
Görüşmenin Arka Planı ve İçeriği
Erakçi, İran'ın Filistin davasına olan bağlılığını yineleyerek, İsrail'in Gazze'deki saldırılarının durdurulması için diplomatik ve siyasi tüm imkanların kullanıldığını ifade etti. Hayye ise, Hamas'ın İran ile koordinasyon içinde olduğunu ve direnişin kararlılıkla sürdüğünü aktardı. Görüşmede ayrıca, bölgesel güçlerin olası bir büyük çaplı savaşın önlenmesi için yürüttüğü arabuluculuk çabaları da değerlendirildi. İran'ın, Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmaya hazır olduğu belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "İran, Filistin halkının meşru haklarını desteklemeye devam edecek ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı direnişin yanında olacaktır. Bölgede kalıcı bir barış ancak Filistinlilerin haklarının teslim edilmesiyle mümkündür" dedi. Kenani ayrıca, İran'ın bölgedeki diğer müttefik gruplarla da koordinasyon halinde olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu görüşme, İran'ın Filistin meselesindeki aktif rolünü ve Hamas ile stratejik ilişkilerini bir kez daha ortaya koydu. İran, İsrail karşıtı cephenin önemli bir aktörü olarak, Hamas ve diğer direniş gruplarına siyasi, mali ve askeri destek sağlıyor. Görüşme, aynı zamanda İran'ın bölgesel nüfuzunu ve ABD ile İsrail'in politikalarına karşı alternatif bir eksen oluşturma çabasını yansıtıyor. Öte yandan, son dönemde İran ile Suudi Arabistan arasında yaşanan normalleşme süreci ve Çin'in arabuluculuk çabaları, bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor. Tahran yönetimi, Filistin meselesinde daha ılımlı bir tutum sergileyerek uluslararası kamuoyunda meşruiyet kazanmaya çalışıyor.
Uluslararası toplum, Gazze'deki çatışmaların durdurulması için yoğun diplomatik çaba harcıyor. Birleşmiş Milletler, Mısır ve Katar'ın arabuluculuk girişimleri sürerken, ABD'nin de dolaylı olarak dahil olduğu müzakerelerde henüz somut bir ilerleme kaydedilemedi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları devam ederken, İran'ın Hamas'la bu tür yüksek düzeyli temasları, gerilimin daha da tırmanmasına yol açabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak aktif bir rol oynamakta ve Hamas'la ilişkilerini belirli bir düzeyde sürdürmektedir. İran'ın Hamas'la yaptığı bu görüşme, Türkiye'nin de bölgede etkin bir aktör olma çabaları açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, İran'ın aksine, Filistin konusunda daha dengeli bir politika izlemekte ve hem Filistin yönetimi hem de Hamas ile diyaloğunu sürdürmektedir. Bu görüşme, Türkiye'nin Gazze'deki insani krizin çözümünde arabuluculuk yapma potansiyelini ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini de etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, Türkiye'nin Ortadoğu'daki çıkarları ve güvenliği açısından yeni dengeler oluşturabilir.