İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, aylar önce İran’ın girdiği bir savaşta hayatını kaybetmesinin ardından bugün doğum yeri olan Meşhed kentinde toprağa verildi. Hamaney’in bayrağa sarılı tabutu, İmam Rıza Türbesi’ne getirilirken, dışarıda bekleyen yüz binlerce kişi dua etti ve gözyaşı döktü. Cenaze töreni, devlet televizyonundan canlı yayınlandı ve ülke genelinde yas ilan edildi. Hamaney’in ölümü, İran’da otuz yılı aşkın süredir devam eden dini liderlik döneminin sonu anlamına geliyor.
Gelişmenin arka planı
Ayetullah Ali Hamaney, 1989 yılından bu yana İran’ın en yüksek siyasi ve dini otoritesiydi. Onun liderliğinde İran, nükleer programını geliştirdi, bölgesel nüfuzunu artırdı ve ABD ile Batı’yla çeşitli krizler yaşadı. Hamaney’in ölümüne yol açan savaş, geçtiğimiz aylarda İran’ın komşu bir ülkeyle yaşadığı sınır çatışmalarının ardından patlak vermişti. Çatışmalar kısa sürede büyüyerek geniş çaplı bir askeri harekâta dönüşmüş ve İran cephede ağır kayıplar vermişti. Hamaney, savaşın ilerleyen günlerinde cepheyi ziyaret ederken düzenlenen bir saldırıda ağır yaralanmış ve bir süre sonra hayatını kaybetmişti. Cenaze törenine, ülkenin siyasi ve askeri liderlerinin yanı sıra bölgesel müttefiklerden de temsilciler katıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hamaney’in ölümü, İran’da liderlik boşluğu yaratırken, ülkenin iç siyasetinde ve bölgesel politikasında köklü değişikliklere yol açabilir. Yeni dini liderin kim olacağı ve hangi siyasi çizgiyi benimseyeceği merak konusu. İran’ın nükleer anlaşma müzakereleri, bölgedeki vekil güçler üzerindeki denetimi ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri, yeni liderin politikalarına göre şekillenecek. Öte yandan, Hamaney’in savaşta ölmesi, İran kamuoyunda milliyetçi duyguları kabartırken, ülkeyi daha içe kapanık ve saldırgan bir dış politikaya itebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’da dini liderin değişmesi, Türkiye’nin güney sınırında önemli bir güç boşluğu yaratabilir. Türkiye, İran’la Suriye, Irak ve Kafkasya’da rekabet halinde olmakla birlikte, enerji ticareti ve PKK’ya karşı ortak mücadele gibi konularda işbirliği yürütüyor. Yeni liderin izleyeceği politika, bu dengeleri doğrudan etkileyecek. Özellikle Şii milis gruplar ve Filistin meselesindeki tutum, Türkiye’nin bölgesel stratejileri açısından belirleyici olacak. Ankara, yeni dönemde istikrarlı bir İran’la çalışmayı tercih etse de, olası bir iç karışıklık Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilir.