İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC), Irak'ta ABD güçlerini barındıran Körfez ülkelerine yönelik saldırılar düzenlemek amacıyla gizli yeni hücreler oluşturduğu ortaya çıktı. Reuters'e konuşan sekiz Iraklı kaynağa göre, bu yapılanma mevcut milis ağlarını devre dışı bırakarak tespit edilmekten kaçınmayı hedefliyor. İran'ın bu hamlesi, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirme potansiyeli taşıyor ve ABD'nin Ortadoğu'daki varlığına yönelik tehditleri artırıyor.
Gelişmenin Arka Planı: İran'ın Irak Stratejisi
İran, uzun yıllardır Irak'ta nüfuz sahibi olmak için çeşitli milis gruplarını destekliyor. Haşdi Şabi çatısı altında örgütlenen bu gruplar, Irak hükümeti üzerinde de baskı kuruyor. Ancak son dönemde bu milislerin ABD ve İsrail istihbaratı tarafından yakın takibe alınması, Tahran yönetimini yeni arayışlara itti. Kaynaklara göre IRGC, Irak'taki mevcut milis yapılanmalarından bağımsız, çok daha gizli hücreler kurarak Körfez ülkelerindeki askeri üsler, petrol tesisleri ve stratejik altyapıya sızmayı planlıyor.
Bu hücrelerin, doğrudan IRGC'nin Kudüs Gücü komutanlığına bağlı olduğu ve eğitim, lojistik ve istihbarat desteğinin İran üzerinden sağlandığı ifade ediliyor. Irak'ın güneyindeki Basra ve kuzeyindeki Kerkük gibi bölgelerde faaliyet gösteren hücrelerin, yerel halk arasından devşirilen elemanlarla çalıştığı belirtiliyor. Bu sayede hem operasyonel güvenlik sağlanıyor hem de yerel dinamiklere uyum kolaylaşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD ve Körfez Ülkeleri Alarmda
ABD, Körfez ülkelerindeki askeri varlığını korurken İran'ın bu tür gizli operasyonları, bölgedeki gerginliği daha da tırmandırma riski taşıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ülkeler, İran'ın nüfuzunu kırmak için son yıllarda İsrail ile yakınlaşma politikası izliyor. İran'ın bu hamlesi, Trump döneminde başlatılan 'maksimum baskı' politikasının ardından bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Uluslararası toplum, İran'ın nükleer programı ve balistik füze faaliyetlerinin yanı sıra bu tür vekalet savaşlarıyla da uğraşmak zorunda kalıyor. Irak hükümeti ise hem ABD ile hem de İran'la iyi ilişkilerini sürdürmeye çalışırken topraklarının çatışma alanına dönüşmesini engellemeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın Irak'taki bu gizli yapılanması, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir istikrarsızlık kaynağı oluşturabilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve siyasi istikrarını desteklerken, İran destekli milislerin Türkmen bölgelerinde de faaliyet göstermesi Ankara'nın güvenlik kaygılarını artırıyor. Ayrıca, Körfez ülkeleriyle ticari ilişkileri derinleşen Türkiye için bu bölgede olası bir çatışma, ekonomik çıkarları tehdit edebilir. Türkiye, bu gelişmeyi yakından takip ederken, Irak ve Körfez ülkeleriyle diyaloğunu sürdürerek bölgesel dengede oynayıcı rolünü korumaya çalışacaktır.