İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Saeed Iravani, Perşembe günü BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, İsrail'in Filistin topraklarında uyguladığı şiddet politikalarının "devlet terörünü normalleştirme" anlamına geldiğini söyledi. Iravani, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da sivillere yönelik saldırılarının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurgulayarak, BM'yi derhal harekete geçmeye çağırdı. Bu açıklama, bölgedeki tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
İran'ın BM'deki Sert Eleştirileri
İranlı diplomat, konuşmasında İsrail'in son haftalarda Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Iravani, "Bu saldırılar sistematik bir şekilde sivil altyapıyı hedef almakta ve devlet terörünü normalleştirme çabasının bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail'in Batı Şeria'da yasa dışı yerleşimleri genişletmesinin ve Filistinlilere yönelik baskı politikalarının da uluslararası toplum tarafından kınanması gerektiğini belirtti.
İran'ın BM büyükelçisi, uluslararası toplumun İsrail'in eylemlerine karşı sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu sessizlik, terörün meşrulaştırılmasına hizmet ediyor" dedi. Iravani, BM Güvenlik Konseyi'ni İsrail'e karşı bağlayıcı kararlar almaya ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan sivilleri korumak için gerekli adımları atmaya çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın bu çağrısı, bölgedeki İsrail-İran gerginliğinin tırmanma potansiyeli taşıdığı bir döneme denk geliyor. Geçtiğimiz aylarda İsrail'in Suriye'de İran hedeflerine yönelik saldırıları artmış, Tahran yönetimi de misilleme tehdidinde bulunmuştu. Uzmanlar, İran'ın BM'deki bu hamlesini, uluslararası kamuoyunda İsrail'e karşı diplomatik baskı oluşturma çabası olarak değerlendiriyor.
Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği'nin İsrail'e verdiği destek, BM'deki kararların etkisini sınırlıyor. Washington yönetimi, İsrail'in meşru müdafaa hakkını savunurken, İran'ın çağrılarını bölgedeki istikrarı bozma girişimi olarak nitelendiriyor. Ancak İranlı diplomat, uluslararası hukukun herkes için bağlayıcı olduğunu ve hiçbir ülkenin cezasız kalamayacağını söyledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesinde tarihsel olarak Filistinlilerin yanında yer almakta ve İsrail'in saldırılarını kınamaktadır. İran'ın BM'deki bu çıkışı, Türkiye'nin de benzer endişeler taşıdığı bir konuda uluslararası platformda ses getirebilir. Ancak Ankara'nın Tahran'la rekabet halinde olduğu Suriye ve Irak gibi dosyalar, iki ülkenin Filistin konusunda tam bir işbirliği yapmasını zorlaştırabilir. Bölgesel dengeler açısından, Türkiye'nin bu tür diplomatik hamleleri kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirmesi ve insani krizin önlenmesi için arabuluculuk rolü üstlenmesi beklenebilir.