ABD’nin son haftalarda İran’ın askeri noktalarına yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarının ardından İran, misilleme olarak Bahreyn’e insansız hava aracı (drone) saldırısı düzenledi. Cumartesi günü erken saatlerde gerçekleşen saldırıda, çok sayıda İran yapımı intihar dronunun Bahreyn semalarında tespit edildiği bildirildi. Bahreyn yönetimi, saldırıyı kınayarak “egemenliğinin açık ihlali” olarak nitelendirdi. Olayda can kaybı yaşanmazken, bazı askeri tesislerde maddi hasar meydana geldiği öğrenildi.
Gelişmenin Arka Planı
Bahreyn, ABD Donanması’nın 5. Filosu’na ev sahipliği yapmasıyla İran’ın hedef listesinde üst sıralarda yer alıyor. ABD’nin geçtiğimiz hafta Irak ve Suriye’deki İran hedeflerine düzenlediği saldırılara misilleme olarak İran, Bahreyn’i seçti. Amerikan askeri varlığının en yoğun olduğu Körfez ülkelerinden biri olan Bahreyn, İran’ın “karşılık verme” stratejisinde sembolik bir hedef haline geldi. Uzmanlar, Tahran yönetiminin doğrudan ABD topraklarına saldırmak yerine müttefik ülkelere yönelerek tansiyonu kontrollü bir şekilde yükseltmeyi amaçladığını ifade ediyor. İran yetkilileri ise saldırıyı “ABD’nin bölgedeki saldırganlığına karşı meşru müdafaa” olarak tanımladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, İran ile ABD arasındaki gölge savaşın yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor. Bahreyn, Suudi Arabistan ve BAE ile birlikte İran’ın en sert şekilde eleştirdiği Körfez ülkeleri arasında. Özellikle Bahreyn’deki Şii nüfusun İran’a yakınlığı biliniyor. Saldırının ardından Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail, Bahreyn’e destek mesajı yayımladı. Birleşmiş Milletler ise tarafları itidal çağrısında bulundu. ABD’nin bölgedeki müttefikleri, Tahran’ın balistik füze ve drone programının sınırlandırılması için daha kapsamlı bir uluslararası müdahale talep ediyor. Küresel enerji piyasalarında ise Körfez’deki gerginlik nedeniyle petrol fiyatlarında kısa süreli bir yükseliş yaşandı. Analistler, İran’ın bu tür saldırılarla nükleer müzakerelerde elini güçlendirmeye çalıştığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve Körfez ülkeleriyle artan ticari ilişkileri nedeniyle bu gerginlikten doğrudan etkilenebilecek ülkeler arasında. Türkiye’nin hem İran hem de Bahreyn ile enerji ve savunma alanında farklı angajmanları bulunuyor. Bölgedeki tansiyonun yükselmesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Kafkasya’da yürüttüğü politikaların Körfez’deki dengeleriyle çakışmasına yol açabilir. Ayrıca İran’a yönelik ABD baskısı Türkiye’nin doğal gaz ithalatında alternatif koridorları da tehdit ediyor. Bu nedenle Türk Dışişleri’nin olası bir kriz durumunda hem arabuluculuk hem de kıyıdaş ülke olarak tedbirli bir duruş sergilemesi bekleniyor.