ABD Başkanı Donald Trump, Versay'da İran'la imzaladığı barış anlaşmasıyla tarihin en büyük diplomatik geri çekilmelerinden birine imza attı. Anlaşma, Washington'un savaş alanında elde edemediğini müzakere masasında kabul etmek zorunda kaldığını gösteriyor. İran'ın nükleer programı konusunda kırmızı çizgilerin bir bir silindiği süreçte, ABD'nin baskı politikası çökmüş durumda. Anlaşma, 2025'ten bu yana süren başarısız yaptırım ve askeri caydırıcılık stratejisinin resmen sona erdiğini ilan ediyor.
Kırmızı çizgilerin silinmesi
Anlaşma metni, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesinde %60'lık sınıra kadar izin verirken, bölgesel milis güçlerine yönelik herhangi bir kısıtlama getirmiyor. Bu, ABD'nin daha önce “asla taviz verilmeyecek” dediği tüm kırmızı çizgilerin ortadan kalktığı anlamına geliyor. Trump yönetimi, anlaşmayı “Orta Doğu'da yeni bir barış dönemi” olarak tanımlasa da, eleştirmenler bunun ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü 20 yıllık gizli savaşın mağlubiyetle sonuçlandığının itirafı olduğunu vurguluyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Anlaşma, ABD'nin 2025'te Afganistan'dan çekilmesiyle başlayan geri çekilme sürecinin en somut göstergesi. Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel müttefikler, anlaşmayı “ihtiyatlı bir iyimserlikle” karşılarken, arka planda kendi güvenlik stratejilerini gözden geçirdikleri belirtiliyor. İran ise anlaşmayı diplomatik bir zafer olarak sunuyor ve bölgesel nüfuzunu artırmaya hazırlanıyor. Rusya ve Çin, anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, “ABD'nin tek taraflılığının sonu” olarak yorumluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'la yapılan bu anlaşma, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Fırsat: İran üzerindeki yaptırımların kalkmasıyla enerji ticareti ve bölgesel işbirliği olanakları artabilir. Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinde İran'la ortaklık kurabilir. Risk: İran'ın bölgesel nüfuzunun artması, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin çıkarlarıyla çatışabilir. Ayrıca ABD'nin bölgeden çekilmesi, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik önemini artırsa da, Washington'la ilişkilerde yeni gerilimlere yol açabilir. Ankara, bu denklemi dikkatle yönetmek zorunda.