İran, ABD ile nükleer müzakerelere yeniden başlanması konusunda henüz nihai bir karar almadığını açıkladı. Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin Umman ile görüşmeleri sürdürdüğünü ancak Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin güvenliğinin, ABD'nin belirli şartları yerine getirmesine bağlı olduğunu vurguladı. Bu açıklama, iki ülke arasındaki dolaylı görüşmelere ilişkin son haftalarda artan spekülasyonların ortasında geldi.
Müzakere sürecinin seyri
Erakçi, İran devlet televizyonuna verdiği demeçte, “Henüz ABD ile müzakere masasına dönüp dönmeyeceğimize dair net bir karar vermiş değiliz. Umman ile mevcut kanallar üzerinden istişarelerimizi sürdürüyoruz, ancak bu görüşmelerin içeriği ve zamanlaması henüz netleşmedi” ifadelerini kullandı. Bakan, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (KOEP) yeniden canlandırılmasına yönelik görüşmelerin, ABD’nin yaptırımları kaldırma ve verdiği güvenceleri somut adımlara dökme konusundaki tutumuna bağlı olduğunu belirtti.
İran ile ABD arasındaki dolaylı görüşmelere ev sahipliği yapan Umman, iki taraf arasında mekik diplomasisi yürütüyor. Erakçi, Umman’ın bu süreçte oynadığı role işaret ederek, “Umman, mesajların iletilmesinde önemli bir kanal. Ancak bu, müzakerelerin başlayacağı anlamına gelmiyor” dedi. İranlı yetkililer, daha önce de ABD’nin ön koşulsuz olarak müzakerelere dönmesi gerektiğini savunmuş, Washington ise Tahran’ın nükleer programına ilişkin endişelerini dile getirmişti.
Hürmüz Boğazı ve bölgesel gerilimler
Erakçi’nin açıklamalarında öne çıkan bir diğer nokta, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği oldu. Dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolu, İran ile ABD arasındaki gerilimin en kritik noktalarından biri olmaya devam ediyor. Bakan, “Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisi, doğrudan ABD’nin bölgedeki askeri varlığını azaltması ve İran’a yönelik tehditlerini sonlandırması şartına bağlıdır” diye konuştu.
Son dönemde Basra Körfezi’nde yaşanan bazı olaylar, tansiyonun hala yüksek olduğunu gösteriyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı deniz kuvvetleri, zaman zaman ABD savaş gemileriyle karşı karşıya geliyor ve bu durum tırmanma riskini beraberinde getiriyor. Erakçi’nin bu yöndeki açıklamaları, Tahran’ın müzakere masasına oturmadan önce elini güçlendirmeye çalıştığı şeklinde yorumlanıyor.
Öte yandan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) raporlarına göre İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürüyor ve bu durum Batılı ülkelerde endişe yaratıyor. ABD’nin yeni yönetimi, İran’ın nükleer programı konusunda diplomasiye yeniden şans tanıyabileceğinin sinyallerini vermiş olsa da, Tahran’ın güven vermeyen adımları süreci zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran ile ABD arasındaki müzakere sürecinin akıbeti, Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Öncelikle, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji hatları, Türkiye’nin enerji ithalatında kritik öneme sahip. Olası bir tırmanma, enerji fiyatlarını artırabilir ve Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye, İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesi durumunda ticari ilişkilerin gelişebileceği bir dönemde, bölgesel istikrarın sağlanmasından yana. Ankara, bir yandan Batı ile ilişkilerini dengelerken diğer yandan İran ile komşuluk ilişkilerini sürdürme çabasında. Bu nedenle, Tahran-Washington hattındaki gelişmeler, Türkiye’nin bölgesel politikaları için de belirleyici olacak gibi görünüyor.