İran, ABD güçlerinin Irak'tan çekilme kararını memnuniyetle karşıladığını açıkladı ve Washington'un bölgedeki eylemlerinden dolayı hesap vermesi gerektiğini vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı açıklamada, ABD'nin Irak'tan çekilmesinin "geç kalınmış bir adım" olduğunu belirterek, "ABD, Irak halkına ve bölgeye verdiği zararın hesabını vermelidir" dedi. Kenani, ABD'nin 2003 işgaliyle Irak'ta yarattığı istikrarsızlık ve terör örgütlerinin ortaya çıkmasındaki rolüne dikkat çekti.
ABD'nin Irak'tan çekilme kararının arka planı
ABD'nin Irak'tan asker çekme kararı, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamalarla gündeme gelmişti. Sudani, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun Irak'taki varlığının sona ermesi gerektiğini belirtmiş ve takvimlendirilmiş bir çekilme planı üzerinde çalıştıklarını ifade etmişti. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise henüz resmi bir çekilme takvimi açıklamadı, ancak Irak'taki asker sayısını kademeli olarak azaltmayı planladığı biliniyor. Şu anda Irak'ta yaklaşık 2.500 ABD askeri bulunuyor ve bu askerler ağırlıklı olarak DEAŞ ile mücadele kapsamında Irak güvenlik güçlerine danışmanlık ve eğitim desteği sağlıyor.
İran'ın bu açıklaması, ABD'nin Irak'taki varlığına karşı uzun süredir yürüttüğü politikayla uyumlu. İran, 2020'de Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta ABD drone saldırısıyla öldürülmesinin ardından ABD'yi sert bir şekilde eleştirmiş ve Irak parlamentosu da ABD güçlerinin ülkeden çıkarılması yönünde karar almıştı. Ancak o dönemde bu karar uygulanamamıştı. İran, Irak'taki nüfuzunu korumak için Şii milis grupları destekliyor ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Ortadoğu'daki güç dengelerini önemli ölçüde etkileyecek. İran, Irak'ta siyasi ve askeri nüfuzunu artırarak bölgedeki etkisini pekiştirmeyi hedefliyor. Öte yandan, ABD'nin çekilmesi, Irak'ın güvenlik güçlerinin DEAŞ ile mücadelede yeterliliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, ABD askerlerinin çekilmesinin ardından Irak'ta güvenlik boşluğu oluşabileceği ve İran yanlısı milislerin güç kazanabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, bu gelişme, ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan Suudi Arabistan ve İsrail tarafından da yakından takip ediliyor. İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Körfez ülkeleri ve İsrail için stratejik bir tehdit olarak algılanıyor.
Uluslararası kamuoyu, ABD'nin çekilme kararını, bölgedeki istikrar ve terörle mücadele açısından değerlendiriyor. NATO da Irak'taki eğitim misyonunu sürdürüyor ve çekilme sonrası bu misyonun geleceği belirsiz. ABD'nin çekilmesi, aynı zamanda Ukrayna ve Tayvan gibi diğer kriz bölgelerine odaklanmak isteyen Washington için stratejik bir kaynak aktarımı anlamına gelebilir. Ancak, İran'ın bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı ABD'nin caydırıcılığının azalması, yeni çatışmalara zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi ve İran'ın bu süreçten memnuniyet duyması, Türkiye'nin Irak ve İran politikaları açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Irak'ta istikrarın korunmasını ve PKK/YPG gibi terör örgütlerinin bölgede yuvalanmamasını öncelikli hedef olarak görüyor. ABD'nin çekilmesiyle oluşabilecek güç boşluğunda İran'ın etkisinin artması, Türkiye'nin Irak'taki dengeleri gözeterek hareket etmesini gerektirecek. Ayrıca, Türkiye ile İran arasındaki enerji işbirliği ve ticaret, bu süreçten olumsuz etkilenebilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklerken, İran'ın Şii milisler aracılığıyla Irak'ta artan nüfuzunu dengelemek için diplomatik kanalları kullanmalı ve bölgesel aktörlerle eşgüdüm içinde olmalı.