İran, Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) Körfez'deki üç ada üzerindeki egemenlik iddiaları nedeniyle sert bir dille uyardı. Tahran yönetimi, Büyük Tunb, Küçük Tunb ve Ebu Musa adalarının kendi toprakları olduğunu ve bu konuda hiçbir tartışmaya açık olmadığını belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı açıklamada, "Bu adalar İran'ın ayrılmaz parçasıdır ve yarım asırdır İran egemenliği altındadır. BAE'nin tarihi gerçekleri çarpıtan iddiaları kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Açıklama, BAE'nin Birleşmiş Milletler'e yaptığı ve adalar üzerinde egemenlik talebini yineleyen başvurusuna yanıt olarak geldi.
Adaların tarihi ve stratejik önemi
Büyük Tunb, Küçük Tunb ve Ebu Musa adaları, Basra Körfezi'nin girişinde, Hürmüz Boğazı'na yakın stratejik bir konumda yer alıyor. 1971 yılında İngiltere'nin bölgeden çekilmesinin ardından İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, adaları askeri müdahale ile ele geçirmişti. O günden bu yana adalar fiilen İran kontrolünde bulunuyor. BAE ise adaların kendi egemenliğinde olduğunu savunuyor ve konuyu uluslararası platformlara taşıyor. Adalar, askeri üs ve gözlem noktası olarak kullanılmasının yanı sıra, bölgedeki petrol ve doğalgaz rezervleri açısından da kritik öneme sahip. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndan geçen küresel petrol tankerlerinin güvenliği açısından da stratejik bir kapı niteliğinde.
İran, adalar üzerindeki egemenliğini tarihi ve hukuki gerekçelere dayandırıyor. Tahran, adaların yüzyıllar boyunca İran'ın bir parçası olduğunu ve 1971'de yapılan anlaşmalarla da bu durumun teyit edildiğini savunuyor. BAE ise adaların kendi kıta sahanlığında yer aldığını ve İngiltere'nin çekilmesiyle birlikte egemenliğin kendisine geçtiğini iddia ediyor. Bu anlaşmazlık, Körfez bölgesindeki en uzun süreli toprak ihtilaflarından biri olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği, çeşitli zamanlarda BAE'nin tezini destekleyen kararlar almış olsa da İran bu kararları tanımıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın bu uyarısı, bölgede artan gerilim ortamında geldi. Son aylarda Körfez'de İran ile ABD ve müttefikleri arasında yaşanan gerginlikler, adalar meselesini yeniden gündeme taşıdı. BAE, son dönemde İran ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde olsa da, adalar konusundaki tutumundan vazgeçmiş değil. Öte yandan, İran'ın bu açıklaması, yeni seçilen Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan döneminde dış politikada daha yumuşak bir üslup izleneceği beklentilerine rağmen, egemenlik konularında taviz verilmeyeceğini gösteriyor.
Uluslararası hukuk açısından adaların durumu tartışmalı. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) göre, adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge (MEB) hakları bulunuyor. Ancak taraflar arasında egemenlik konusunda bir uzlaşma sağlanamadığı için bu hakların kullanımı da ihtilaflı. Bölgedeki petrol ve gaz sahalarının paylaşımı, adaların statüsüne bağlı olarak şekilleniyor. Bu nedenle sorun, sadece toprak bütünlüğü değil, aynı zamanda enerji kaynaklarının kontrolü anlamına da geliyor.
ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkeler, genellikle BAE'nin pozisyonunu desteklemekle birlikte, İran ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınıyor. Rusya ve Çin ise İran'ın egemenliğini fiilen tanıyor ve adalardaki statükoyu değiştirecek girişimlerden uzak duruyor. Bu durum, adalar meselesinin küresel güçler arasında bir denge unsuru olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Körfez'deki bu tür egemenlik ihtilaflarında genellikle tarafsız bir tutum izlemekle birlikte, bölgesel istikrarın korunmasına önem veriyor. İran ile BAE arasındaki adalar anlaşmazlığı, Türkiye'nin hem enerji güvenliği hem de ticari çıkarları açısından yakından takip ettiği bir konu. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve doğalgazın kesintisiz akışı, Türkiye'nin enerji ithalatı için kritik. Ayrıca Türkiye, son yıllarda Körfez ülkeleriyle ilişkilerini geliştirme çabasında. Bu bağlamda, İran ve BAE arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin bölgesel diplomasi dengelerini zorlayabilir. Türkiye'nin, taraflar arasında diyalog çağrısı yaparak istikrarı koruma yönünde bir politika izlemesi bekleniyor.