Irak hükümeti, ülkedeki tüm silahlı gruplara 21 Eylül tarihine kadar silahlarını devlet yetkililerine teslim etmeleri için nihai bir ültimatom verdi. Hükümet Sözcüsü Basim el-Avadi, yaptığı açıklamada bu tarihin silahların bırakılması için son fırsat olduğunu vurgularken, aynı süreçte uluslararası koalisyonun da ülkeden çekilmesinin planlandığını belirtti. Karar, Irak Parlamentosu'nda kabul edilen bir kanuna dayanıyor ve ülkede silah tekeline sahip devlet otoritesini tesis etmeyi amaçlıyor. Sözcü Avadi ayrıca, silahlarını gönüllü teslim edenlerin affedileceğini ancak süre sonunda direnenlerin yaptırımlarla karşılaşacağını duyurdu.
Silahlı gruplar ve Irak'ın iç dinamikleri
Irak, ABD işgalinin ardından ortaya çıkan ve bir kısmı İran destekli olan çok sayıda silahlı gruba ev sahipliği yapıyor. Özellikle Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) çatısı altında toplanan gruplar, DEAŞ'a karşı mücadelede önemli rol oynasa da, devlet dışı silahlı yapılar olarak güvenlik zaafiyeti yaratıyor. Bağdat yönetimi, bu grupların devlet kontrolü dışında faaliyet göstermesinin egemenliğine tehdit olduğunu düşünüyor. Son yıllarda bu grupların bazıları, ABD ve İsrail hedeflerine yönelik saldırılarla gündeme gelirken, Irak hükümeti hem iç istikrarı sağlamak hem de bölgesel aktörlerin müdahalesini sınırlamak için silah kontrolünü merkezileştirmeye çalışıyor. 21 Eylül tarihi, bu çabaların dönüm noktası olarak görülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Irak'ın silahsızlandırma hamlesi, İran destekli grupları doğrudan etkiliyor ve Tahran'ın bölgedeki nüfuz alanını daraltabilir. Aynı zamanda uluslararası koalisyonun çekilmesi, bölgede güç boşluğu yaratma riski taşıyor. ABD, koalisyonun varlığını DEAŞ'la mücadele kapsamında sürdürürken, Irak hükümeti bu adımla egemenliğini pekiştirmek istiyor. Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Irak'taki Şii milislerin gücünün azalmasını olumlu karşılarken, İran için bu bir meydan okuma niteliğinde. Türkiye ise PKK uzantısı grupların da bu sürece dahil olup olmayacağını yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın silahsızlandırma girişimi, Türkiye için kritik öneme sahiptir. Zira Irak'ın kuzeyinde konuşlu PKK ve uzantıları, Türkiye'ye yönelik terör saldırıları için bu bölgeyi üs olarak kullanmaktadır. Irak merkezi hükümetinin silah kontrolünü tesis etmesi, PKK'nın lojistik ve mali kaynaklarını kısıtlayabilir. Ancak bu sürecin başarısı, grupların gönüllü teslim olup olmayacağına bağlıdır. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklemekle birlikte, kendi güvenlik kaygıları doğrultusunda sınır ötesi operasyonlarını sürdürmektedir. Ankara'nın bu gelişmeyi hem fırsat hem de risk olarak değerlendirdiği söylenebilir.