Irak yönetimi için son derece rahatsız edici bir skandal gün ışığına çıktı: Ülkenin batı çölünde, hiçbir resmi izin veya bilgi olmaksızın inşa edilmiş gizli İsrail askeri üsleri bulundu. Bu üslerden ilki, seyrek nüfuslu bir bölgede koyunlarını otlatan Iraklı bir çoban tarafından tesadüfen keşfedildi. Çobanın yetkililere bildirmesi üzerine başlatılan incelemede, ikinci bir gizli üssün daha varlığı tespit edildi. Olay, Irak'ın egemenliğini hiçe sayan bir ihlal olarak değerlendirilirken, Bağdat yönetimi bu üslerin nasıl ve kim tarafından inşa edildiğine dair henüz tatmin edici bir açıklama yapamadı. İsrail ise konuyla ilgili resmi bir yorumda bulunmaktan kaçınıyor, ancak bölgesel kaynaklar bu üslerin İsrail istihbarat servisi Mossad tarafından kullanıldığını iddia ediyor.
Keşiften Sonra Gelişmeler: Sessizlik ve Tepkiler
Keşfin ardından Irak hükümeti, olayı örtbas etmeye çalıştığı izlenimi veren bir sessizliğe büründü. Ancak yerel medyanın ve sosyal medyanın baskısıyla konuyu kamuoyuna duyurmak zorunda kaldı. Irak Dışişleri Bakanlığı, “Irak topraklarının egemenliğini ihlal eden her türlü faaliyeti kınıyoruz” şeklinde genel bir açıklama yapmakla yetindi. Buna karşın, İran destekli milis gruplar hemen harekete geçti; üslerin bulunduğu bölgelere silahlı saldırılar düzenledi. Irak Parlamentosu'nda ise konuyla ilgili acil oturum talep edildi, ancak hükümet bu oturumu ertelemeyi başardı. Suriye sınırına yakın bu stratejik bölgede İsrail'in varlığı, Irak'ın iç siyasetinde de derin bir krize yol açtı.
Uzmanlar, bu üslerin İsrail'in İran'a yönelik istihbarat toplama ve muhtemelen saldırı planlaması için kullanıldığını düşünüyor. Irak, İran ile sınır komşusu olması nedeniyle İsrail için kritik bir coğrafi konumda. Üslerin keşfi, İsrail'in bölgedeki gizli operasyon ağının ne kadar geniş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Irak halkı ve siyasi aktörleri, kendi topraklarında İsrail gibi bir düşmanın varlığına izin veren hükümete öfke duyuyor. Bu durum, Irak'ın İran ve ABD arasındaki denge siyasetini de zora sokuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran-İsrail Gerilimi ve ABD'nin Rolü
Bu üslerin varlığı, Ortadoğu'nun zaten kırılgan olan güvenlik denklemini altüst etme potansiyeli taşıyor. İran, Irak'ta İsrail üslerinin bulunmasını “savaş nedeni” olarak değerlendirebileceğini sinyallerini verdi. Tahran, bu üslerden İran'a yönelik bir saldırı düzenlenmesi halinde misilleme yapacağını açıkladı. ABD ise olayla ilgili olarak “Irak'ın egemenliğine saygı duyuyoruz, ancak İsrail'in meşru güvenlik endişelerini anlıyoruz” gibi çelişkili bir açıklama yaparak iki tarafı da memnun etmeye çalıştı. Washington'ın bu tutumu, Irak'ta ABD karşıtı duyguları körükledi. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi İsrail'le normalleşme sürecinde olan ülkeler, bu skandalın kendi kamuoylarında yaratacağı tepkiden endişe ediyor.
Bölgedeki gizli operasyonların deşifre olması, sadece Irak'ı değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyebilecek bir domino etkisi yaratabilir. İsrail'in Suriye'de de benzer faaliyetler yürüttüğü biliniyor, ancak Irak'taki bu üslerin keşfi, İsrail'in nüfuz alanını ne kadar genişlettiğini gösteriyor. Bu durum, özellikle İran destekli grupların yoğun olduğu bölgelerde yeni çatışmalara zemin hazırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ta gizli İsrail üslerinin bulunması, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir güvenlik riski oluşturuyor. Türkiye, İran-İsrail geriliminin kendi sınırlarına sıçramasından endişe duyuyor. Özellikle bu üslerin Türkiye'ye yakınlığı, Ankara'yı tedirgin ediyor. Ayrıca, Irak'ın toprak bütünlüğünün ihlali, Türkiye'nin bölgedeki istikrar politikasına aykırı. Türkiye, Irak'ın egemenliğine saygı duyulmasını savunurken, bu tür gizli operasyonların bölgesel barışı tehlikeye attığını düşünüyor. Kriz, Türkiye'nin Irak'taki nüfuz mücadelesinde İran ve ABD arasında denge kurma çabasını da zorlaştırabilir. Ankara'dan henüz resmi bir açıklama gelmese de, gelişmelerin yakından izlendiği belirtiliyor.