Irak Başbakanı Muhammed Şiya el-Sudani (Zaidi lakaplı), bu hafta Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geliyor. Görüşmenin ana gündem maddelerini enerji sektörüne yönelik Amerikan yatırımları ve Irak'taki İran yanlısı silahlı grupların geleceği oluşturacak. Ziyaret, Bağdat yönetiminin bir yandan ekonomik kalkınma için Batı sermayesine ihtiyaç duyarken, diğer yandan Tahran'la bağlantılı milislerin ülke içindeki nüfuzunu sınırlama çabasını ortaya koyuyor. Sudani, Trump yönetiminin Irak'taki askeri varlığının geleceği ve İran'a yönelik yaptırımların Irak üzerindeki etkileri konusunda da net sinyaller almayı hedefliyor.
Ziyaretin Arka Planı: Enerji Bağımlılığı ve Güvenlik İkilemi
Irak, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen, yıllarca süren savaş ve yaptırımlar nedeniyle enerji altyapısını modernize edemedi. Ülke, elektrik üretiminde hâlâ İran'dan doğalgaz ithal etmek zorunda kalıyor; bu durum Bağdat'ı Tahran'a karşı kırılgan kılıyor. Sudani, Washington ziyaretinde Amerikan ve uluslararası enerji şirketlerinin Irak'taki doğalgaz sahalarına yatırım yapmasını teşvik etmeyi planlıyor. Özellikle Fransa'nın TotalEnergies ve ABD'nin ExxonMobil gibi devlerinin ilgisini çekmek için vergi indirimleri ve yasal garantiler sunmayı vaat ediyor. Ancak bu girişim, Irak'taki yolsuzluk ve bürokratik engeller nedeniyle şimdiye kadar sınırlı kaldı.
Güvenlik cephesinde ise Irak, Şii milis grupların (Haşdi Şabi dahil) devlet otoritesine meydan okumasıyla boğuşuyor. Bu grupların çoğu, İran Devrim Muhafızları tarafından finanse ediliyor ve eğitiliyor. Sudani, Trump yönetiminin bu gruplara karşı daha sert önlemler almasını ve Irak ordusunun egemenliğini güçlendirmek için askeri yardımı artırmasını talep edecek. Ancak Amerikan tarafı, İran'la doğrudan çatışma riskine girmek istemiyor. Trump'ın ekibi, İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdürürken, Irak topraklarında Tahran'ın vekil güçlerine operasyon düzenlemekten kaçınıyor. Bu durum, Bağdat'ı iki ateş arasında bırakıyor: ABD'nin yaptırımlarına uymak zorunda kalırken, İran yanlısı milislerin misillemesinden korkuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran-Amerika Rekabetinde Irak'ın Konumu
Sudani'nin ziyareti, aynı zamanda ABD-İran rekabetinin Irak üzerinden nasıl şekillendiğini gösteriyor. Trump yönetimi, İran'ı ekonomik olarak boğmayı hedeflerken, Irak'ın İran'dan enerji ithalatına yönelik muafiyetleri kaldırmakla tehdit ediyor. Bağdat, bu muafiyetlerin devam etmesi için lobi yapacak; aksi takdirde ülke içinde ciddi elektrik kesintileri ve sosyal huzursuzluk yaşanabilir. Ayrıca, Irak'ın Kürdistan Bölgesi ile merkezi hükümet arasındaki petrol gelir paylaşımı anlaşmazlığı da gündeme gelebilir. Washington, Kürt yetkililerle de temas halinde ve enerji ihracatının istikrarlı akışını önemsiyor.
Öte yandan, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Irak'ta İran etkisini azaltmak için ekonomik yatırımları artırıyor. Sudani, Washington'da Körfez fonlarının Irak projelerine yönlendirilmesi için Amerikan desteği isteyebilir. Ancak Trump'ın 'Amerika Birinci' politikası, ABD'nin Irak'ta büyük ölçekli mali taahhütlere girmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle, ziyaretin somut sonuçları sınırlı kalabilir; daha çok bir durum değerlendirmesi ve güven tazeleme olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın siyasi ve ekonomik istikrarı, Türkiye için hayati önem taşıyor. Ankara, Irak'ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesi ile ticari ilişkilerini derinleştirirken, Bağdat yönetimiyle de enerji ve güvenlik alanlarında iş birliği yapıyor. Sudani'nin ABD ziyareti, Irak'taki İran yanlısı milislerin kontrol altına alınmasını ve enerji yatırımlarının artmasını öngörüyorsa, Türkiye bu gelişmelerden olumlu etkilenebilir. Ancak Washington-Tahran gerilimi tırmanırsa, Irak üzerinden Türkiye'nin güvenliğine yönelik riskler de artabilir. Ayrıca, Irak'ın doğalgaz üretimini artırması, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefine katkı sağlayabilir; zira Türkiye, Irak gazını Avrupa'ya taşıyacak ana güzergâh konumunda. Bu nedenle Ankara, Sudani-Trump görüşmesinin sonuçlarını yakından takip edecek.