Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, tıpkı The Godfather filmindeki Michael Corleone gibi, rakiplerini bir bir saf dışı bırakarak iktidarını tahkim ediyor. Sudani, son aylarda ülkede faaliyet gösteren silahlı grupların liderlerini tutuklattı, örgütlerini dağıttı ve devlet tekeline meydan okuyan herkesi cezalandırdı. Bu hamleler, 2003 sonrası Irak'ta hiçbir siyasi liderin başaramadığı bir merkezileşme dalgasını beraberinde getirdi.
Gelişmenin Arka Planı: İç Düşmanlara Karşı ‘Vaftiz’ Operasyonu
The Godfather'ın unutulmaz final sahnesinde Michael Corleone, oğlunun vaftiz töreni sürerken tüm rakiplerini ortadan kaldırır. Sudani'nin stratejisi de benzer bir ritüeli andırıyor. Başbakan, ülkedeki resmi ve gayriresmi milis güçlerine karşı kapsamlı bir operasyon başlattı. Özellikle İran destekli Haşdi Şabi'nin bazı fraksiyonları hedef alındı. Sudani, bu grupların devlet dışı hareket alanını daraltarak Bağdat'ın otoritesini yeniden tesis etmeyi amaçlıyor.
Irak'taki güvenlik kaynaklarına göre, Sudani'nin operasyonları son iki ayda en az 200 silahlı kişinin gözaltına alınmasıyla sonuçlandı. Bunlar arasında, petrol kaçakçılığı yapan, devlet kurumlarına baskın düzenleyen ve ABD üslerine saldırılarda bulunan şahıslar yer alıyor. Başbakan, bu hamlelerle aynı zamanda Irak'ta yıllardır süren 'derin devlet' yapılanmasına da darbe indiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran Çekilmek Zorunda Kalıyor
Sudani'nin merkezileşme çabaları, bölgesel dengeleri de etkiliyor. İran, yıllardır Irak siyasetinde etkili olan milis grupları üzerinden nüfuzunu sürdürüyordu. Ancak Sudani, bu grupların silah bırakmasını ve siyasi sürece entegre olmasını şart koşuyor. ABD ise Sudani'nin bu politikasını dolaylı olarak destekliyor. Washington, Irak'taki istikrarsızlığın ana kaynağı olan silahlı grupların bertaraf edilmesini memnuniyetle karşılıyor. Bununla birlikte, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de Irak'ın yeniden güçlenmesini bölgesel bir denge unsuru olarak görüyor.
Sudani'nin 'Baba vuruşu', sadece iç politikada değil, dış ilişkilerde de yeni bir dönemi işaret ediyor. Başbakan, bir yandan ABD ile güvenlik iş birliğini artırırken, diğer yandan İran'a mesafe koyuyor. Bu ince çizgi, Irak'ın bağımsız bir aktör olarak yeniden yükselişini simgeliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudani'nin merkezileşme hamleleri Türkiye için iki yönlü bir anlam taşıyor. Birincisi, Irak'ta istikrarın artması, PKK'nın Irak kuzeyindeki varlığıyla mücadelede Ankara'ya daha güçlü bir muhatap sağlayabilir. İkincisi, Sudani'nin İran'a rağmen bağımsız bir politika izlemesi, Türkiye'nin bölgedeki etkisini artırabilir. Ancak, merkezileşmenin getireceği güçlü bir Irak, Kerkük ve Musul gibi tartışmalı bölgelerde Türkiye'nin çıkarlarını da zorlayabilir. Ankara'nın bu süreci yakından takip etmesi ve Sudani ile diyalog kanallarını açık tutması kritik önem taşıyor.