Irak Başbakanı'nın Güvenlik Danışmanı, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun Irak'taki misyonunun sona erdiğini resmen açıkladı. Açıklamada, bu gelişmenin iki taraf arasındaki ortaklığın sona erdiği anlamına gelmediği belirtildi. Karar, Irak'ın egemenlik ve güvenlik konularındaki hassasiyetini yansıtırken, bölgesel dengeler açısından da yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Koalisyonun Arka Planı ve Misyonun Sona Ermesi
ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon, 2014 yılında IŞİD'in Irak ve Suriye'deki hızlı ilerleyişine karşı oluşturulmuştu. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 80'den fazla ülkenin katıldığı koalisyon, IŞİD'e karşı hava saldırıları düzenlemiş, yerel güçlere eğitim ve danışmanlık sağlamıştı. 2017 yılında IŞİD'in Irak'taki toprak hakimiyeti sona ermiş olsa da koalisyon güçleri ülkede kalmaya devam etmişti. Irak hükümeti, özellikle 2020'den bu yana koalisyonun varlığını sorgulamaya başlamış, ABD ile yapılan stratejik diyalog görüşmelerinde takvim belirlenmesi konusunda adımlar atılmıştı.
Güvenlik danışmanının açıklamasına göre, koalisyonun misyonu artık resmi olarak sona ermiş durumda. Ancak bu, tüm yabancı askerlerin Irak'tan tamamen çekildiği anlamına gelmiyor. Misyonun sona ermesi, koalisyonun angajman biçiminin değiştiğini gösteriyor. Irak güvenlik güçleri, IŞİD tehdidine karşı kendi kapasitelerini güçlendirmiş durumda ve koalisyon desteği olmadan da mücadeleyi sürdürebileceklerini savunuyor. ABD tarafı ise Irak'taki varlığını farklı bir çerçevede sürdürebilir; iki ülke arasında ikili güvenlik anlaşmaları çerçevesinde eğitim, istihbarat paylaşımı ve terörle mücadele iş birliği devam edebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Irak'ın bu kararı, Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. İran, uzun süredir Irak'taki ABD askeri varlığına karşı çıkıyor ve koalisyonun sona ermesini kendi nüfuz alanını genişletme fırsatı olarak görebilir. Öte yandan, IŞİD'in yeniden canlanma riski hala mevcut; örgütün hücre yapılanmaları Irak'ın kırsal bölgelerinde ve Suriye sınırında aktif. Koalisyon desteğinin sona ermesi, Irak güçlerinin bu tehditle başa çıkma kapasitesini zorlayabilir. ABD açısından ise bu karar, Biden yönetiminin Ortadoğu'dan asker çekme politikasıyla uyumlu. Ancak Washington, İran'ın Irak'taki etkisini dengelemek için ekonomik ve diplomatik araçları kullanmaya devam edecek gibi görünüyor.
Uluslararası kamuoyu, kararı Irak'ın egemenlik vurgusu olarak yorumlarken, bazı uzmanlar koalisyonun misyon değişikliğinin sadece sembolik olmadığını, sahadaki operasyonel kapasiteyi etkileyebileceğini belirtiyor. NATO'nun Irak'taki eğitim misyonu ise ayrı bir çerçevede devam ediyor; bu misyon koalisyondan bağımsız olarak yürütülüyor. Dolayısıyla Irak'taki yabancı askeri varlık tamamen sona ermiş değil, ancak ABD liderliğindeki koalisyonun görevi resmen bitmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'taki koalisyon misyonunun sona ermesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, IŞİD ile mücadelede koalisyonun bir parçasıydı ve Irak'ın kuzeyinde PKK varlığına karşı operasyonlar düzenliyor. Koalisyon sonrası dönemde Irak merkezi hükümetinin güvenlik güçleriyle iş birliğinin nasıl şekilleneceği, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadelesi için kritik. Ayrıca İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu etkileyebilir. Ankara, Irak'ın toprak bütünlüğünü ve istikrarını desteklerken, PKK ve uzantılarına karşı mücadelede Irak yönetimiyle koordinasyonu sürdürmek durumunda.