İsrail ordusunun Çarşamba günü Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda en az sekiz Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, saldırılar sonucu ölenler arasında siviller ve çocuklar da bulunuyor. Böylece 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 40 binin üzerine çıktı. Saldırılar, Katar ve Mısır'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes görüşmelerinin devam ettiği bir dönemde gerçekleşti.
Saldırıların ayrıntıları ve ateşkes çabaları
İsrail saldırılarının Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya mülteci kampı, orta kesimdeki Deyr el-Belah ve güneydeki Han Yunus kentine yoğunlaştığı belirtildi. Görgü tanıkları, Cibaliya'da bir eve düzenlenen hava saldırısında en az dört kişinin öldüğünü, Deyr el-Belah'ta ise bir aracın hedef alındığını ve iki kişinin hayatını kaybettiğini aktardı. Han Yunus'ta da bir başka saldırıda iki Filistinlinin öldüğü bildirildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte İsrail saldırılarında 8 kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin de yaralandığını açıkladı. Bakanlık, enkaz altında kalanlar olduğunu ve can kaybının artmasından endişe duyulduğunu belirtti. Ayrıca, Gazze'deki hastanelerin ilaç, tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı çektiği, yaralıların tedavi edilmesinde güçlük yaşandığı ifade edildi.
Öte yandan, ateşkes müzakereleri kapsamında Hamas ve İsrail heyetleri arasında dolaylı görüşmelerin sürdüğü, ancak tarafların bazı konularda anlaşmazlık yaşadığı belirtiliyor. Mısır ve Katar arabulucuları, kalıcı bir ateşkes ve esir takası için çaba harcıyor. ABD yönetimi de görüşmelere destek veriyor. Ancak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Refah'a yönelik olası bir kara harekâtı konusundaki ısrarcı tutumu, müzakereleri zora sokuyor.
İnsani kriz derinleşiyor
Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'de insani durumun her geçen gün daha da kötüleştiği uyarısında bulunuyor. Bölgeye yeterli yardım ulaştırılamaması nedeniyle gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada. Özellikle kuzey Gazze'de açlık riski bulunduğu, çocukların yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, İsrail'in saldırılarında sivil altyapının hedef alındığını ve bunun uluslararası hukuka aykırı olabileceğini savunuyor. İsrail ise saldırıların Hamas'ı hedef aldığını ve sivillerin zarar görmemesi için önlem alındığını iddia ediyor. Ancak bağımsız gözlemciler, orantısız güç kullanımı nedeniyle sivil kayıpların yüksek olduğunu vurguluyor.
Bu arada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları bölgesel gerilimi de artırıyor. Lübnan Hizbullahı ile İsrail arasında sınır hattında çatışmalar sürüyor. Yemen'deki Husi güçleri, Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı gemilere saldırılar düzenliyor. İran da İsrail'e karşı söylemini sertleştirmiş durumda. Bölgede daha geniş bir savaşın patlak verme riski endişeyle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizi yakından takip ediyor ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i "terör devleti" olarak nitelendirirken, Türkiye insani yardım malzemelerini Gazze'ye ulaştırmak için çaba harcıyor. Ayrıca Türkiye, ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk rolü üstlenmek istiyor. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını da etkiliyor. Türkiye, İsrail ile ticaretini kısıtlama kararı almış, ancak tamamen kesmemişti. Gazze'deki gelişmeler, Türkiye'nin Orta Doğu politikasında belirleyici bir faktör olmayı sürdürüyor.