İsrail ordusuna ait bir insansız hava aracı (İHA), Gazze Şeridi'nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinde bir yerleşim birimine saldırı düzenledi. Saldırı sonucunda ilk belirlemelere göre çok sayıda Filistinli yaralandı. Yaralılar, bölgedeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.
Saldırının Arka Planı ve Bölgedeki Durum
Han Yunus, Gazze Şeridi'nin en büyük kentlerinden biri olup, son aylarda İsrail güçlerinin yoğun askeri operasyonlarına sahne oluyor. İsrail, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik kapsamlı bir askeri kampanya yürütüyor. Bu kampanya kapsamında hava saldırıları, topçu ateşi ve İHA saldırıları sıkça gerçekleşiyor. Han Yunus, özellikle Aralık 2023'ten itibaren İsrail'in kara harekatının odak noktalarından biri haline geldi. Kentte geniş çaplı yıkım meydana gelirken, sivil kayıplar da her geçen gün artıyor.
İsrail ordusu, saldırıların Hamas'ın altyapısını hedef aldığını savunuyor. Ancak uluslararası kuruluşlar ve insan hakları örgütleri, saldırıların orantısız olduğunu ve sivil halkı cezalandırdığını belirtiyor. Han Yunus'ta yaşanan bu son saldırı da bu endişeleri derinleştiriyor. Bölgedeki sağlık ekipleri, yaralı sayısının artmasından endişe duyuyor. Gazze'deki hastanelerin büyük bölümü hasar görmüş veya elektrik ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekiyor. Bu nedenle yaralılara müdahale etmek güçleşiyor.
Olay, Gazze'de ateşkes müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde meydana geldi. Katar ve Mısır'ın arabuluculuğuyla yürütülen görüşmelerden henüz somut bir sonuç alınamadı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, askeri operasyonların devam edeceğini yineledi. Hamas ise saldırıların durdurulması ve İsrail güçlerinin Gazze'den çekilmesi çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Han Yunus'a düzenlediği İHA saldırısı, Orta Doğu'da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti. İran ve İsrail arasındaki gerilim, Nisan 2024'te İran'ın İsrail'e yönelik misilleme saldırısıyla zirveye çıkmıştı. Ayrıca Lübnan Hizbullah'ı ile İsrail arasındaki çatışmalar da sınırda devam ediyor. Bu ortamda Gazze'deki her saldırı, bölgesel bir tırmanma riskini beraberinde getiriyor.
Uluslararası toplum, saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, sivil kayıplardan duydukları endişeyi defalarca dile getirdi. ABD yönetimi, İsrail'e askeri desteğini sürdürürken, bir yandan da sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulunuyor. Bu ikilem, Washington'un Orta Doğu politikasında çelişkili bir görüntü çizmesine neden oluyor.
Gazze'deki insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bölgede 1,7 milyondan fazla insan yerinden edilmiş durumda. Gıda, su ve ilaç sıkıntısı had safhada. Han Yunus'taki bu son saldırı, zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştirebilir. Uluslararası yardım kuruluşları, Gazze'ye insani erişimin acilen sağlanması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını en başından beri sert bir şekilde eleştiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i "terör devleti" olmakla suçladı ve Hamas'ı meşru bir direniş hareketi olarak tanımladı. Türkiye, Gazze'de acil ateşkes sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Han Yunus'taki bu saldırı, Türkiye'nin bölgedeki barış çağrılarını daha da acil hale getiriyor. Ayrıca Türkiye, Mısır ve Katar ile koordineli olarak ateşkes müzakerelerine destek veriyor. Olay, Türkiye'nin Orta Doğu'daki arabuluculuk rolünü ve Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme getiriyor. Türk kamuoyu da saldırıyı yakından takip ediyor.