Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani'nin güvenlik danışmanı, ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun Irak'taki misyonunun sona erdiğini resmen açıkladı. Açıklama, Irak'ın egemenliğinin güçlendirilmesi ve yabancı askeri varlığın sonlandırılması yönünde atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yetkili, misyonun sona ermesinin iki ülke arasındaki ortaklığın bittiği anlamına gelmediğini, ilişkilerin farklı bir çerçevede süreceğini belirtti.
Koalisyonun Arka Planı ve Çekilme Süreci
ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon, 2014 yılında IŞİD'e karşı mücadele etmek amacıyla kurulmuştu. Irak ve Suriye'de geniş çaplı operasyonlar düzenleyen koalisyon, IŞİD'in toprak kontrolünü sona erdirmesinde kritik rol oynamıştı. Ancak son yıllarda Irak hükümeti, koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesi yönünde artan bir baskıyla karşı karşıyaydı. Özellikle 2020'de ABD'nin İranlı General Kasım Süleymani'yi Bağdat'ta düzenlediği suikast sonrası Irak parlamentosu, yabancı askerlerin çekilmesi yönünde bir karar almıştı. 2024 yılı başlarında ABD ve Irak, koalisyonun geleceğini görüşmek üzere müzakerelere başladı. Bu süreçte Irak, misyonun aşamalı olarak sona erdirilmesini talep etti. Nihayetinde taraflar, koalisyonun Irak'taki askeri varlığının sona ermesi konusunda mutabık kaldı. Açıklama, bu sürecin resmi olarak tamamlandığını gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Koalisyon misyonunun sona ermesi, Ortadoğu'daki güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin Irak'taki askeri varlığını azaltması, İran'ın bölgedeki etkisini artırma çabalarına alan açabilir. Irak, uzun süredir ABD ve İran arasında bir denge politikası izlemeye çalışıyor. Koalisyonun çekilmesi, Irak'ın egemenlik vurgusunu güçlendirse de ülkedeki İran yanlısı milislerin nüfuzunu artırabilir. Öte yandan, IŞİD'in yeniden canlanma riski de göz ardı edilmemeli. Koalisyon güçlerinin çekilmesiyle güvenlik boşluğu oluşabilir ve IŞİD'in sınır bölgelerinde yeniden örgütlenmesi mümkün olabilir. ABD açısından ise bu karar, Biden yönetiminin Ortadoğu'dan askeri olarak çekilme politikasının bir parçası olarak görülüyor. Ancak ABD, Irak'taki stratejik çıkarlarını korumak için danışmanlık ve istihbarat desteğini sürdüreceğini belirtti. NATO da Irak'taki eğitim misyonunu sürdürecek. Bölgesel aktörler, özellikle Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Irak'ın istikrarını yakından takip ediyor. Türkiye ise Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığına karşı operasyonlar düzenliyor ve koalisyonun çekilmesinin bu mücadeleyi nasıl etkileyeceğini değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD liderliğindeki koalisyonun Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Irak'ın kuzeyinde PKK/YPG varlığına karşı yürütülen mücadelede koalisyon güçlerinin sağladığı istihbarat ve hava desteği önemliydi. Çekilme sonrası oluşabilecek güvenlik boşluğu, PKK'nın bölgedeki hareket alanını genişletebilir. Ayrıca Irak merkezi hükümetinin İran yanlısı milisler üzerindeki kontrolünün zayıflaması, Türkiye'nin sınır güvenliği için risk teşkil edebilir. Bununla birlikte, Türkiye ile Irak arasındaki son dönemde artan işbirliği ve Kalkınma Yolu Projesi gibi ekonomik girişimler, ilişkilerin olumlu seyrini koruyabilir. Türkiye, Irak'ın istikrarına ve toprak bütünlüğüne verdiği önemi vurgulayarak, süreci yakından takip edecektir.