Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) yeni yayımlanan verilerine göre, İngiltere'de 1988 ile 2025 yılları arasında aşırı sıcak günlerde beklenenden 40 binden fazla ek ölüm kaydedildi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının sıklaşmasıyla birlikte bu yılın da rekor sıcaklıklara sahne olabileceğine dikkat çekerek, halk sağlığı önlemlerinin acilen güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Yüksek sıcaklıkların ölümcül etkisi: 40 bin ek can kaybı
ONS tarafından derlenen ve The Guardian'ın aktardığı resmi verilere göre, İngiltere genelinde 1988-2025 periyodunda termometrelerin mevsim normallerinin üzerine çıktığı günlerde, normal koşullara kıyasla 40 bin 212 fazladan ölüm kaydedildi. Bu rakam, uzun süreli sıcak hava dönemlerinde kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara bağlı ölümlerin arttığını ortaya koyuyor. Söz konusu analiz, 1888'den bu yana İngiltere'nin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçen 2022 yazı da dahil olmak üzere, özellikle 65 yaş üstü bireylerin ve kronik rahatsızlığı bulunanların daha büyük risk altında olduğunu gösteriyor.
İstatistikler, aşırı sıcakların sağlık üzerindeki doğrudan etkisinin yanı sıra, sağlık sistemleri üzerinde de ciddi bir yük oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Uzmanlar, sıcak havaların özellikle şehirlerde yaşayan yoksul kesimleri, evsizleri ve bakım evlerinde kalan yaşlıları orantısız şekilde etkilediğini belirtiyor. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) yetkilileri, gelecekte benzer tablolarla karşılaşmamak için şimdiden ısı dalgası eylem planlarının güncellenmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
İklim değişikliği ve artan sıcaklık riski: Bu yıl rekorlar bekleniyor
İklim bilimciler, insan kaynaklı iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığına işaret ediyor. Avrupa'nın en sıcak yazlarından birini yaşayan 2022'nin ardından, bu yıl da El Niño etkisi ve küresel ısınmanın birleşimiyle rekor sıcaklıkların yaşanması bekleniyor. Meteoroloji Ofisi (Met Office) tarafından yayımlanan uzun vadeli tahminlerde, İngiltere'de yaz sıcaklıklarının mevsim normallerinin sürekli olarak üzerinde seyretme ihtimalinin yüksek olduğu belirtiliyor. Bu durum, özellikle sağlık sektöründe yaz aylarında hastane başvurularının artmasına ve elektrik şebekelerinde aşırı yüklere neden olabiliyor.
Uzmanlar, sıcaklık artışına karşı alınacak önlemlerin yalnızca acil sağlık hizmetleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, kentsel planlamadan bina yalıtımına, yeşil alanların artırılmasından su kaynaklarının yönetimine kadar geniş bir yelpazede uyum politikalarının hayata geçirilmesinin elzem olduğunu ifade ediyor. Örneğin, şehirlerdeki 'ısı adası' etkisinin azaltılması için ağaçlandırma ve açık renkli çatı uygulamalarının teşvik edilmesi gibi kentsel çözümler ön plana çıkıyor. Ayrıca, sıcak havalarda halkın bilgilendirilmesi ve savunmasız gruplara yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel iklim değişikliğinin yalnızca gelişmekte olan ülkeleri değil, gelişmiş ülkeleri de ciddi şekilde tehdit ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye, İngiltere ile benzer bir coğrafyada olmasa da, Akdeniz Havzası'nda yer alması nedeniyle sıcak hava dalgalarına ve kuraklığa karşı daha hassas bir konumda. Özellikle son yıllarda artan orman yangınları ve su kıtlığı, Türkiye'nin de bu tür aşırı hava olaylarına karşı hazırlıklı olması gerektiğini gösteriyor. İngiltere'nin bu verilerle elde ettiği deneyimler, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarına ışık tutabilir. Ayrıca, sıcak havaların sağlık sistemleri üzerindeki yükü, Türkiye'de yaz aylarında yaşlı nüfus ve kronik hastalar için benzer riskler barındırdığından, Türk sağlık otoritelerinin de erken uyarı sistemleri geliştirmesi ve halkı bilinçlendirmesi büyük önem arz ediyor.