Nepal'de şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sel ve heyelanlarda en az 8 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, can kaybının çok daha yüksek olabileceği ve mal kaybının da ağır olduğu uyarısında bulunuyor. Ülkenin doğu bölgelerinde etkili olan sağanak, başta başkent Katmandu'yu doğuya bağlayan B.P. Koirala Otoyolu olmak üzere birçok karayolunu ulaşıma kapattı. Sel suları ayrıca enerji santrallerine ve iletim hatlarına ciddi hasar verdi; bu da bölgede elektrik kesintilerine yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, son 48 saatte etkili olan aşırı yağışlar ülke genelinde birçok nehrin taşmasına neden oldu. Özellikle Koshi ve Karnali nehirleri çevresinde yaşayanlar tahliye edilirken, yetkililer ölü sayısının artabileceğini kabul ediyor. Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Otoritesi'nden (NDRRMA) yapılan açıklamada, en az 20 kişinin de yaralandığı, bazı bölgelerde mahsur kalanların olduğu bildirildi.
Sel ve heyelanlar, yalnızca can kaybına yol açmakla kalmadı; altyapıyı da vurdu. Özellikle hidroelektrik santrallerinin bulunduğu dağlık bölgelerde, yolların ve enerji nakil hatlarının zarar görmesi nedeniyle birçok santral devre dışı kaldı. Nepal Elektrik Kurumu (NEA), ülkenin bazı bölgelerinde elektrik şebekesinin çöktüğünü, ekiplerin hasar tespit ve onarım çalışmalarına başladığını duyurdu. Yetkililer, enerji altyapısındaki hasarın tam olarak değerlendirilebilmesi için hava koşullarının düzelmesini beklediklerini ifade ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Nepal, her yıl muson mevsiminde sel ve heyelan felaketleriyle karşı karşıya kalsa da, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Bilim insanları, Himalaya bölgesindeki buzulların erimesi ve değişen yağış rejimlerinin, Nepal gibi kırılgan dağ ekosistemlerini daha da savunmasız hale getirdiğini vurguluyor. Bu durum, yalnızca Nepal için değil, Güney Asya genelinde de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Seller, komşu Hindistan ve Bangladeş'te de sık sık can kayıplarına ve göçlere neden oluyor.
Uzmanlar, bu tür felaketlerin ülkelerin ekonomik kalkınma çabalarını sekteye uğrattığına dikkat çekiyor. Nepal'in enerji üretimindeki büyük payı hidroelektrikten geliyor; ancak bu tesislerin sel ve heyelanlara karşı korunması, ülkenin sürdürülebilir enerji politikaları açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, ulaşım yollarının kapanması, bölgedeki ticari faaliyetleri de olumsuz etkiliyor. Nepal'in stratejik konumu, Çin ve Hindistan arasında bir tampon bölge olması nedeniyle, bu tür afetlerin bölgesel istikrar üzerinde de dolaylı etkileri bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'de meydana gelen bu doğal afet karşısında doğrudan bir etki hissetmese de, benzer coğrafi ve iklimsel riskler taşıyan bir ülke olarak afet yönetimi konusunda deneyimlerini paylaşabilir. Türkiye, geçmişte Nepal'de yaşanan depremlerde olduğu gibi arama kurtarma ve insani yardım sağlayarak dayanışma göstermiştir. Bu tür felaketler, küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve afetlere karşı dirençli altyapı inşa etme konularında uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkiye'nin, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede gelişmekte olan ülkelere teknik destek sağlaması, hem bölgesel istikrara hem de küresel çevre güvenliğine katkı sağlayabilir. Bu kapsamda, Türkiye'nin BM ve diğer platformlardaki inisiyatifleri, benzer felaketlerin önlenmesi veya etkilerinin azaltılması yönünde uluslararası çabalara destek olarak değerlendirilebilir.