İngiltere'de, İran devlet televizyonu kanalı Iran International’ın sunucusu Pouria Zeraati'ye yönelik bıçaklı saldırı nedeniyle iki kişi mahkûm edildi. Londra'da geçtiğimiz Mart ayında meydana gelen olayda, 42 yaşındaki Zeraati, evinin önünde uğradığı saldırıda yaralanmıştı. Mahkeme, saldırının İran hükümeti tarafından Birleşik Krallık'ta kiralanan suç ağları (proxies) aracılığıyla gerçekleştirildiğini ortaya çıkardı. Sanıklar, saldırıyı organize etmek ve ağır yaralama suçlarından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, İran'ın muhalif sesleri susturmak için yurtdışında şiddet eylemlerine başvurduğu iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Saldırı ve soruşturma süreci
Mahkeme belgelerine göre, saldırganlar Zeraati'yi takip ederek Londra'nın güneybatısındaki evinin önünde pusu kurdu. Sunucu, bıçaklı saldırı sonucu bacağından ve kolundan yaralanırken, çevredekilerin müdahalesiyle kurtuldu. Olay yerinden kaçan iki zanlı, kısa süre sonra güvenlik kameraları ve telefon kayıtları sayesinde yakalandı. Polis, saldırıda kullanılan bıçağın yanı sıra İran istihbaratıyla bağlantılı olduğu düşünülen bir dizi dijital iz buldu.
Soruşturma, saldırı emrinin İran'ın istihbarat birimlerinden geldiğini ve yerel suç şebekelerinin kiralanarak eylemin gerçekleştirildiğini ortaya çıkardı. İngiliz mahkemeleri, bu tür "proxy" saldırılarının İran'ın muhalif medyaya yönelik sistematik bir tehdit politikasının parçası olduğuna hükmetti. İçişleri Bakanlığı, olayın ardından İranlı diplomatların sınır dışı edilmesi de dahil olmak üzere diplomatik misilleme adımları atmıştı.
Uluslararası boyut
Bu dava, İran'ın muhalif gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik yurtdışındaki saldırılarının bir örneği olarak görülüyor. Daha önce de Hollanda ve Danimarka'da benzer saldırı girişimleri rapor edilmişti. Iran International, Londra merkezli bir Farsça yayın kuruluşu ve İran hükümeti tarafından sıklıkla "terörist ağı" olarak nitelendiriliyor. Birleşik Krallık, İran'ın bu tür eylemlerine karşı Yaptırımlar Rejimi'ni sıkılaştırmış, Tahran yönetimi ise suçlamaları reddetmiştir. Bu olay, Avrupa ülkelerinin İran'ın muhalifleri hedef alan operasyonlarına karşı daha sert tedbirler almasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'ın muhalif medya ve vatandaşlarına yönelik yurtdışı operasyonlarında sıklıkla geçiş noktası veya hedef ülke konumunda olmuştur. Bu tür bir saldırının İngiltere'de mahkûmiyetle sonuçlanması, Türkiye'nin kendi topraklarında benzer girişimlere karşı istihbarat işbirliğini artırma ihtiyacını hatırlatıyor. Ayrıca, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikalarıyla gerilimli bir dönemde yaşanan bu gelişme, Türk dış politikasının Tahran yönetimiyle dengeli bir ilişki yürütme çabalarını zorlayabilir. Türkiye, bir yandan İran ile ekonomik ve enerji işbirliğini sürdürürken, diğer yandan muhalif seslerin korunması konusunda uluslararası toplumla uyumlu hareket etmek durumundadır.