İngiltere'nin vergi dairesi HMRC (His Majesty's Revenue and Customs), işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinde ticaret yapan şirketlere vergi indirimi sağladığı gerekçesiyle yasal işlemle karşı karşıya. Middle East Eye'ın haberine göre, uluslararası hukuk kuruluşları ve Filistin yanlısı gruplar, HMRC'nin bu uygulamasının Birleşik Krallık'ın uluslararası hukuk yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak dava açmaya hazırlanıyor. Söz konusu yerleşimler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına göre yasadışı kabul ediliyor ve İngiltere de dahil olmak üzere birçok ülke tarafından tanınmıyor.
HMRC'nin Yerleşim Politikası ve Yasal Zemin
HMRC, İngiliz şirketlerinin işgal altındaki Filistin topraklarında (Batı Şeria ve Doğu Kudüs) faaliyet gösteren İsrailli firmalarla ticaret yapması durumunda vergi indirimi alabileceğini belirtiyor. Bu uygulama, İngiltere'nin 2019'da yayınladığı ve yerleşimlerdeki ekonomik faaliyetlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu kabul eden rehberle çelişiyor. Hukukçulara göre, HMRC'nin vergi indirimi sağlaması, Birleşik Krallık'ın Cenevre Sözleşmesi ve BM kararlarından doğan yükümlülüklerine aykırı. Filistin yanlısı avukatlar, bu durumun "işgalin finansmanına dolaylı destek" anlamına geldiğini öne sürüyor.
Middle East Eye'a konuşan kaynaklar, dava açmaya hazırlanan grubun, HMRC'nin politikasının yasadışı olduğunu ve derhal değiştirilmesi gerektiğini savunduğunu belirtiyor. Dava, İngiltere'nin idari mahkemelerinde görülecek ve HMRC'nin yerleşimlerle ticaret yapan şirketlere sağladığı vergi avantajlarının yasal dayanağını sorgulayacak. Eğer dava başarılı olursa, HMRC'nin uygulamayı gözden geçirmesi ve muhtemelen sona erdirmesi gerekebilir.
Uluslararası Hukuk ve İşgal Altındaki Topraklar
Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda yerleşim inşası yasak. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı (2016), İsrail'in yerleşim faaliyetlerini "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendiriyor ve tüm devletlere bu tür faaliyetleri desteklememe çağrısı yapıyor. İngiltere de bu karara oy vermişti. Ancak HMRC'nin vergi uygulamaları, bu karara rağmen yerleşimlerle ticaretin dolaylı olarak teşvik edilmesine yol açıyor.
İngiltere'deki yasal süreç, Avrupa Birliği'nin 2015'te yayınladığı ve üye ülkelerin yerleşim ürünlerini etiketlemesini zorunlu kılan rehbere benzer bir adımın parçası. AB, yerleşimlerden gelen ürünlerin "İsrail yerleşimlerinde üretilmiştir" etiketi taşımasını şart koşmuştu. İngiltere Brexit sonrası bu düzenlemeyi kendi mevzuatına uyarlamadı. Şimdi ise HMRC'nin vergi politikası, ülkenin uluslararası hukuk taahhütleriyle çeliştiği için eleştiriliyor.
Dava, sadece İngiltere'de değil, diğer ülkelerde de benzer uygulamalara karşı emsal teşkil edebilir. Örneğin, ABD'de bazı eyaletler yerleşim ürünlerine karşı yasalar çıkarmıştı. İngiltere'deki bu girişim, uluslararası toplumun yerleşimlere karşı tutumunu sertleştirme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekleyen ve İsrail yerleşimlerini yasadışı tanıyan bir ülke. İngiltere'nin vergi dairesine karşı açılacak dava, Türkiye'nin uluslararası platformlarda dile getirdiği "yerleşimlerin finansmanına son verilmesi" çağrılarıyla örtüşüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Avrupa ve uluslararası kuruluşlar nezdinde yürüttüğü Filistin yanlısı diplomasiye dolaylı destek sağlayabilir. Ayrıca, İngiltere gibi önemli bir aktörün hukuki baskı altına girmesi, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasını teşvik edebilir. Türkiye, bu tür davaları yakından takip ederek uluslararası hukuk zemininde Filistin lehine kazanımlar elde edebilir.