ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), cumartesi günü İran'a ait üç petrol tankerine hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Saldırılar, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) ABD savaş gemilerine yönelik saldırısına misilleme olarak gerçekleştirildi. Vurulan tankerlerden biri, İran'ın kritik petrol ihracat merkezi Harg Adası açıklarında bulunuyordu. Olay, Basra Körfezi'nde tansiyonu son yılların en yüksek seviyesine çıkardı.
Saldırının arka planı ve askeri hareketlilik
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, saldırılar cumartesi günü erken saatlerde düzenlendi. Açıklamada, "İran Devrim Muhafızları'na bağlı hızlı botlar ve insansız hava araçları, Hürmüz Boğazı'nın güneyinde uluslararası sularda seyreden ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait savaş gemilerine taciz ateşi açtı. Bu saldırıya karşılık olarak, İran'a ait üç petrol tankeri vuruldu" denildi.
Vurulan tankerlerden ikisinin Hürmüz Boğazı çıkışında, birinin ise Harg Adası yakınlarında olduğu belirtildi. Harg Adası, İran'ın en büyük petrol ihracat terminaline ev sahipliği yapıyor; ülkenin günlük ham petrol ihracatının %90'ından fazlası buradan yapılıyor. Saldırıda tankerlerde büyük çapta hasar oluştuğu, can kaybına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadığı bildirildi.
İran Devrim Muhafızları ise ABD gemilerine yönelik eylemin "meşru müdafaa" olduğunu savundu. IRGC'ye yakın kaynaklar, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının provokasyon olduğunu öne sürdü. Tahran yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak İran Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkilinin "gerekli karşılığın verileceğini" söylediği iddia edildi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Olay, 2019'dan bu yana Basra Körfezi'nde yaşanan en ciddi doğrudan çatışma olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı ve çevresinde zaman zaman gerginlikler yaşanmış, 2021'de İran'a ait bir insansız hava aracı ABD uçak gemisine yaklaşmış, 2023'te ise İran donanması bir ABD destroyerine müdahale etmişti. Ancak bu kez tarafların doğrudan birbirlerine ateş açması, bölgesel bir savaş riskini artırdı.
Küresel petrol piyasaları, saldırı haberinin ardından sarsıldı. Brent petrolün varil fiyatı %4'ün üzerinde artışla 92 dolara çıktı. Analistler, Hürmüz Boğazı'ndan günlük 20 milyon varil petrolün geçtiğini hatırlatarak, olası bir kapanmanın enerji fiyatlarını tarihi zirvelere taşıyabileceği uyarısında bulundu. ABD Başkanı'nın ulusal güvenlik ekibiyle acil toplantı yaptığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ise hafta sonu olağanüstü toplanma ihtimalinin bulunduğu belirtildi.
Rusya ve Çin'den ilk tepkiler geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, "ABD'nin tek taraflı askeri müdahalesinin kabul edilemez olduğunu" bildirdi. Çin, taraflara itidal çağrısı yaparken, bölgedeki enerji güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Avrupa Birliği ise henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Basra Körfezi'ndeki istikrarı doğrudan ilgilendiren bir aktördür. İran, Türkiye'nin en önemli enerji tedarikçilerinden biri; doğalgaz ve petrol ithalatında İran'ın payı yadsınamaz. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nda yaşanacak bir tıkanıklık, küresel petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji faturasını artırır ve cari açığı derinleştirir. Diplomatik açıdan Ankara, hem ABD hem İran ile dengeli ilişkiler yürütüyor; bölgesel bir savaş, Türkiye'nin güvenlik çevresini olumsuz etkiler. Bu nedenle Türkiye'nin önceliği, taraflar arasında acil diyalog ve gerilimin düşürülmesi olmalıdır.