ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları'nın iki ABD Donanma gemisine balistik füze saldırısı düzenlediğini, bu saldırıya karşılık olarak ABD güçlerinin üç İran petrol tankerini vurduğunu bildirdi. Olay, Basra Körfezi'nde gerilimi son yılların en yüksek seviyesine taşıdı. Saldırıda can kaybı olup olmadığı henüz netleşmedi.
Saldırının arka planı ve tarafların açıklamaları
CENTCOM'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı deniz kuvvetleri, bölgede devriye görevi yürüten iki ABD Donanma savaş gemisine balistik füze fırlattı. Füze saldırısının hedefi olduğu belirtilen gemilerin hangileri olduğu ve saldırının tam saati konusunda resmi makamlardan detaylı bilgi gelmedi. Ancak ABD savunma yetkilileri, gemilerin hava savunma sistemleriyle füzeleri önlediğini ve herhangi bir hasar meydana gelmediğini öne sürdü. İran tarafından ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
ABD'nin karşılık olarak üç İran petrol tankerini vurduğu bildirildi. CENTCOM, bu tankerlerin İran Devrim Muhafızları tarafından lojistik destek amacıyla kullanıldığını iddia etti. Vurulan tankerlerin isimleri ve hangi bayrağı taşıdıkları açıklanmadı. Olayın ardından bölgede petrol sevkiyatına ilişkin endişeler arttı; sigorta şirketlerinin Basra Körfezi'ndeki gemiler için primleri yükselttiği öğrenildi.
Bu saldırı, ABD ile İran arasında aylardır devam eden düşük yoğunluklu çatışmaların son halkası. Daha önce de İran'a ait insansız hava araçlarının uluslararası sularda seyreden ticari gemilere müdahale ettiği, ABD'nin ise İran'ın petrol ihracatını engellemeye yönelik yaptırımları sıkılaştırdığı biliniyor. İki ülke arasındaki gerilim, 2018'de ABD'nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesiyle başlamış ve son yıllarda Hürmüz Boğazı'ndaki gemi sabotajları ve İran yanlısı grupların saldırılarıyla tırmanmıştı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Basra Körfezi, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Yaşanan bu son olay, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabilir. Brent petrol fiyatları saldırı haberiyle birlikte yüzde 2'den fazla artış gösterdi. Analistler, çatışmanın daha geniş bir savaşa dönüşmesi durumunda petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aşabileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası toplumdan ilk tepkiler geldi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, taraflara itidal çağrısı yaparak "Bölgede yeni bir çatışma döngüsüne izin verilmemeli" dedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, saldırıyı "son derece endişe verici" olarak nitelendirdi ve diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini vurguladı. NATO'dan ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Rusya ve Çin, ABD'nin İran tankerlerini vurmasını kınadı. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, "ABD'nin uluslararası hukuku hiçe sayan bu saldırısı kabul edilemez" ifadesini kullandı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise taraflara "soğukkanlılık" çağrısı yaparak, Körfez'de istikrarın korunmasının tüm dünyanın çıkarına olduğunu belirtti. İran'ın bölgedeki müttefikleri olan Suriye ve Irak'tan henüz bir açıklama gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Basra Körfezi'ndeki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Enerji ithalatının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşılayan Türkiye, olası bir geniş çaplı çatışmada petrol ve doğalgaz tedarikinde ciddi sıkıntı yaşayabilir. Ayrıca, İran ile uzun kara sınırı olan Türkiye, bölgedeki gerilimin Kürt meselesi ve mülteci akını gibi konularda yeni riskler doğurmasından endişe ediyor. Ankara'nın çağrısı, taraflar arasında acil diyalog ve diplomasi kanallarının açılması yönünde. Türkiye'nin NATO üyesi olarak ABD ile müttefiklik ilişkisi, İran ile ise komşuluk ve ticari bağları bulunuyor; bu denge, Ankara'nın tutumunu belirlemede belirleyici olacak.