İngiltere'de kadınları tanıdıkları erkeklerin uyuşturup cinsel saldırıya maruz bıraktığı uluslararası bir ağa yönelik geniş çaplı soruşturmada sekiz kişi gözaltına alındı. Yetkililer, söz konusu ağın özellikle yakın ilişki içinde oldukları kadınları hedef alarak, onları çeşitli maddelerle etkisiz hale getirdikten sonra istismar ettiğini ve bu eylemlerin sistematik bir şekilde organize edildiğini tespit etti. Soruşturma kapsamında birden fazla ülkede eş zamanlı operasyonlar düzenlenirken, mağdurların ifadelerine başvurulduğu ve geniş bir delil havuzuna ulaşıldığı bildirildi.
Sistematik istismar ve uyuşturma yöntemi
İngiliz polisi, soruşturmanın merkezinde yer alan şüphelilerin genellikle sosyal ortamlarda tanıştıkları kadınlara içecek veya yiyecek yoluyla uyuşturucu madde verdiklerini, ardından bilinçleri kapalıyken cinsel saldırıda bulunduklarını belirtiyor. Kullanılan maddeler arasında GHB, rohypnol gibi "tecavüz hapları" olarak bilinen ilaçların yanı sıra reçetesiz satılan sakinleştiriciler de yer alıyor. Polis, faillerin bu eylemleri kayıt altına aldığını ve bazı durumlarda görüntüleri diğer ağ üyeleriyle paylaştığını da tespit etmiş durumda.
Yetkililer, saldırıların genellikle partiler, ev buluşmaları veya gece kulüpleri gibi ortamlarda gerçekleştiğini, mağdurların ise çoğunlukla 20-35 yaş arası kadınlar olduğunu aktarıyor. Soruşturma kapsamında şimdiye kadar 20'den fazla mağdurun ifadesine başvurulduğu ve olaylara karıştığı düşünülen 30'dan fazla kişinin daha mercek altında olduğu bildiriliyor. Operasyonun, uluslararası polis işbirliği çerçevesinde yürütüldüğü ve birçok ülkeden emniyet güçlerinin bilgi paylaşımında bulunduğu kaydedildi.
Küresel boyut ve mücadele çabaları
Bu tür organize cinsel saldırı ağları, özellikle sosyal medya ve dark web platformları aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Failler, mağdurları nasıl seçecekleri, hangi maddeleri kullanacakları ve delilleri nasıl yok edecekleri konusunda birbirlerine talimat veriyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı, bu tür suçlarla mücadele için özel bir birim kurduklarını ve mağdurlara yönelik destek hatlarını güçlendirdiklerini duyurdu. Uzmanlar, bu tür ağların genellikle birden fazla ülkede aktif olduğunu ve faillerin sık sık seyahat ederek farklı yargı bölgelerinde suç işlediklerini vurguluyor.
Avrupa Birliği'nin kolluk kuvvetleri kurumu Europol de soruşturmaya destek veriyor. Benzer bir operasyon geçtiğimiz yıl İspanya ve Hollanda'da da gerçekleştirilmiş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Uzmanlar, bu tür suçların bildirim oranlarının düşük olduğuna dikkat çekiyor; mağdurların çoğu yaşadıklarını hatırlamadığı veya utandığı için şikâyetçi olmuyor. Polis, bu nedenle farkındalık kampanyalarının önemine işaret ediyor ve şüpheli durumlarda derhal ihbarda bulunulması çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de benzer vakaların yaşanabileceğine ve uluslararası ağların Türkiye'yi de içine alabileceğine işaret ediyor. Özellikle sosyal medya ve dark web üzerinden örgütlenen bu tür suç grupları, sınır tanımadan faaliyet gösterebiliyor. Türkiye'de de son yıllarda flört uygulamaları ve gece hayatı bağlantılı cinsel saldırı vakaları artarken, bu tür organize suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi ve kolluk kuvvetlerinin dijital adli tıp kapasitesinin artırılması kritik önem taşıyor. Ayrıca, mağdurların adalete erişimini kolaylaştıracak yasal düzenlemeler ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi de benzer vakaların önüne geçilmesinde etkili olacaktır.