İngiltere'nin, Suudi Arabistan'a Yemen'deki Husi isyancılara karşı askeri destek sağlamayı değerlendirdiği öne sürüldü. Middle East Eye'ın haberine göre, Londra yönetimi, Riyad'ın Husilere yönelik operasyonlarına lojistik, istihbarat veya eğitim desteği gibi seçenekleri masaya yatırdı. Haber, bölgede artan gerilim ve Husilerin Suudi topraklarına yönelik saldırılarının ardından geldi. İngiltere Savunma Bakanlığı'ndan konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Gelişmenin Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun 2015'te başlattığı askeri müdahaleyle bölgesel bir boyut kazandı. İran destekli Husiler, başkent Sanaa'nın kontrolünü ele geçirmiş ve Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine yönelik balistik füze ve İHA saldırılarını artırmıştı. Suudi Arabistan, bu saldırıları engellemek için uluslararası destek arayışını sürdürüyor. İngiltere, daha önce Suudi Arabistan'a silah satışı ve istihbarat paylaşımı gibi konularda işbirliği yapmış, ancak Yemen'deki insani kriz nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu. Birleşmiş Milletler, Yemen'de dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığını ve milyonlarca kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. İngiltere'nin olası askeri desteği, hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde tartışmalara yol açabilir. Son dönemde Husiler, Suudi Arabistan'ın stratejik tesislerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı; 2022'de Cidde ve Abha'daki petrol tesislerine düzenlenen saldırılar küresel enerji fiyatlarını dalgalandırmıştı. İngiltere'nin böyle bir adımı, ABD'nin bölgedeki angajmanını dengeleme çabası olarak da yorumlanabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin Suudi Arabistan'a askeri destek sağlaması, Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan etkileyebilir. İran, Husilere verdiği destekle Yemen'de nüfuzunu artırırken, Suudi Arabistan ve müttefikleri İran'ın bu genişlemesini kendi güvenliklerine tehdit olarak görüyor. İngiltere'nin desteği, Riyad'ın İran'a karşı elini güçlendirebilir ve bölgesel bir rekabetin daha da derinleşmesine yol açabilir. Öte yandan, Avrupa ülkeleri arasında Suudi Arabistan'a askeri destek konusunda farklı tutumlar bulunuyor. Almanya ve bazı AB ülkeleri, Yemen'deki insani durumu gerekçe göstererek silah satışlarını kısıtlarken, İngiltere ve Fransa daha esnek bir politika izliyor. İngiltere'nin olası hamlesi, NATO içinde de tartışma yaratabilir ve ittifakın Orta Doğu'daki rolünü yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları küresel petrol arzını tehdit ediyor; bu nedenle İngiltere'nin desteği, enerji güvenliği açısından da önem taşıyor. Uluslararası toplum, Yemen'deki savaşın sona ermesi için diplomatik çözümler ararken, askeri desteğin çatışmayı uzatabileceği endişesi dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde denge politikası izleyerek hem Suudi Arabistan hem de İran ile ilişkilerini korumaya çalışıyor. İngiltere'nin Suudi Arabistan'a askeri destek sağlaması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesaplarını etkileyebilir. Türkiye, Husileri terör örgütü olarak tanımlamazken, Suudi Arabistan ile savunma sanayii işbirliğini derinleştirmiş durumda. İngiltere'nin adımı, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir ve bölgede yeni bir askeri denge arayışını tetikleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan arasındaki dengeyi gözeterek yürüttüğü diplomasi, İngiltere'nin hamlesiyle daha karmaşık bir hal alabilir. Enerji güvenliği ve Kızıldeniz'deki ticaret yollarının istikrarı, Türkiye'nin ekonomik çıkarları açısından da kritik önem taşıyor.