İngiltere hükümeti, iş dünyasından gelen uyarılara rağmen, sıfır saatlik sözleşmeleri kısıtlamak için hazırladığı yasa tasarısını meclise sunmaya hazırlanıyor. İşçi Partisi'nin (Labour) seçim öncesi verdiği 'sömürücü' sözleşmelere son verme vaadini yerine getirmeyi amaçlayan düzenleme, özellikle perakende ve konaklama sektörlerinde yaygın olarak kullanılan bu esnek çalışma modelini ciddi biçimde sınırlandıracak.
Düzenlemenin kapsamı ve gerekçeleri
Yasa tasarısına göre, işverenlerin çalışanlara garanti edilen asgari çalışma saati sunması zorunlu hale getirilecek. Ayrıca, vardiya iptalleri veya kısa süreli çağrılar için çalışanlara tazminat ödenmesi gerekecek. Hükümet, bu adımla yaklaşık 1 milyon kişinin daha güvenceli çalışma koşullarına kavuşmasını bekliyor. İşçi Partisi lideri Keir Starmer, 'Çalışanları korumak ve iş-yaşam dengesini iyileştirmek önceliğimizdir' ifadelerini kullanmıştı. Sendikalar düzenlemeyi memnuniyetle karşılarken, işveren örgütleri özellikle küçük işletmeler için maliyetlerin artacağı ve esnekliğin kaybolacağı uyarısında bulunuyor.
Küresel boyut ve benzer uygulamalar
Sıfır saatlik sözleşmeler, özellikle Anglo-Sakson ekonomilerinde yaygın. ABD'de 'çağrı üzerine' (on-call) çalışma olarak bilinen model, Avrupa Birliği ülkelerinde daha sıkı düzenlemelere tabi. Fransa ve Almanya gibi ülkelerde asgari çalışma saatleri yasalarla garanti altına alınmış durumda. İngiltere'nin bu adımı, küresel çapta esnek çalışma modellerine yönelik düzenleme eğiliminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Brexit sonrası işgücü piyasasında yaşanan sıkıntılar da hükümeti bu yönde adım atmaya iten faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de sıfır saatlik sözleşmeler yaygın olmasa da, esnek çalışma modelleri ve kısa süreli iş sözleşmeleri benzer tartışmaları beraberinde getiriyor. İngiltere'deki bu gelişme, Türk iş hukuku açısından örnek teşkil edebilir. Özellikle kayıt dışı istihdamın yüksek olduğu Türkiye'de, çalışan haklarının güvence altına alınması yönünde uluslararası bir eğilim olduğu görülüyor. AB ile ilişkiler bağlamında, Türkiye'nin işgücü piyasası düzenlemelerinde AB standartlarını dikkate alması beklenebilir.