İngiltere Hazine Bakanlığı, Savunma Bakanlığı’nın savaş uçağı harcamaları üzerindeki kontrolünü devralmaya hazırlanıyor. Bu karar, Savunma Bakanlığı’nın son yıllarda yaşadığı bütçe yönetimi skandalları ve mali usulsüzlüklerin ardından geldi. Başbakan Keir Starmer’in önümüzdeki günlerde askeri harcamalarda 15 milyar sterlinlik bir artışı duyurması beklenirken, yeni düzenleme ile savaş uçağı projelerinin mali denetimi doğrudan Hazine’ye geçiyor. Bu adım, İngiltere’nin savunma harcamalarında şeffaflık ve verimlilik sağlama amacı taşıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Savunma Bakanlığı’ndaki Mali Kriz
Savunma Bakanlığı, son dönemde Typhoon ve F-35 savaş uçağı programlarında bütçe aşımları ve gecikmelerle gündeme gelmişti. 2023 yılında yayımlanan bir parlamento raporu, Bakanlık’ın büyük ölçekli savunma projelerinde mali kontrolü kaybettiğini ortaya koymuştu. Raporda, bazı projelerin bütçesinin yüzde 30’a varan oranlarda aşıldığı ve bu durumun diğer savunma ihtiyaçlarını olumsuz etkilediği belirtilmişti. Hazine’nin devralacağı savaş uçağı harcamaları, özellikle altıncı nesil savaş uçağı ‘Tempest’ programını da kapsıyor. Tempest, İngiltere’nin başını çektiği ve İtalya, Japonya ile ortaklaşa yürütülen Global Combat Air Programme (GCAP) kapsamında geliştiriliyor. Projenin toplam maliyetinin 2035 yılına kadar 40 milyar sterlini bulması bekleniyor.
Başbakan Starmer’in açıklayacağı 15 milyar sterlinlik artış, mevcut savunma bütçesinin GSYİH’nın yüzde 2,3’ünden yüzde 2,5’ine çıkarılmasını hedefliyor. Bu artış, özellikle hava savunma sistemleri ve siber güvenlik alanlarına kanalize edilecek. Ancak muhalefet, Hazine’nin kontrolü ele almasının savunma projelerinde bürokrasiyi artırabileceği uyarısında bulunuyor. Eski Savunma Bakanı Ben Wallace, “Hazine’nin askeri projeleri yönetme kabiliyeti sınırlıdır; bu adım, operasyonel esnekliği zedeleme riski taşır” yorumunu yapmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa Güvenliğine Yansımaları
İngiltere’nin savunma harcamalarını artırması, Avrupa güvenlik mimarisinde önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı ve ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma ihtimali, Avrupalı müttefikleri savunma bütçelerini artırmaya itiyor. İngiltere, NATO’nun GSYİH’nın yüzde 2’si hedefini aşan nadir üyelerden biri olarak, bu alanda liderlik rolü üstleniyor. Tempest programı, Avrupa’da altıncı nesil savaş uçağı geliştiren tek büyük proje olarak öne çıkarken, Fransa ve Almanya’nın ortak yürüttüğü Future Combat Air System (FCAS) ile rekabet halinde.
Küresel ölçekte ise bu gelişme, savunma sanayii şirketleri için yeni fırsatlar yaratıyor. BAE Systems, Rolls-Royce ve Leonardo UK gibi firmalar, Tempest programının ana yüklenicileri arasında yer alıyor. Hazine’nin devralacağı mali kontrolün, projelerde şeffaflığı artırması ve özel sektör yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bütçe artışının enflasyon ve kamu borcu üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin savaş uçağı harcamalarında Hazine denetimine geçmesi ve savunma bütçesini artırması, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de bölgesel güvenlik dinamikleri açısından önem taşıyor. İngiltere, Türkiye’nin de parçası olduğu NATO’nun kilit üyelerinden biri olarak, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki güç dengelerinde belirleyici rol oynuyor. Bu adım, İngiltere’nin savunma sanayiinde daha merkezi ve şeffaf bir yönetim modeline geçtiğini gösteriyor. Türkiye’nin de milli muharip uçak KAAN ve F-16 modernizasyonu gibi büyük savunma projelerinde benzer mali disiplin ihtiyacı bulunuyor. Ayrıca, Tempest programının GCAP çerçevesinde Japonya ile işbirliği, Asya-Pasifik’teki savunma ortaklıklarının derinleştiğine işaret ediyor; bu da Türkiye’nin alternatif savunma işbirliklerini değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.