İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 3'ünü savunma harcamalarına ayırma hedefine bağlı kalmayacağını açıkladı. Streeting, parlamentoda yaptığı konuşmada, mevcut hükümetin önceliklerinin farklı olduğunu ve bu hedefin kısa vadede ulaşılabilir olmadığını belirtti. Karar, eski Savunma Bakanı Ben Wallace'ın istifasının ardından geldi. Wallace, ayrılış mektubunda mevcut savunma harcama planlarının ülkeyi korumak için yetersiz olduğunu vurgulamıştı.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere'nin NATO taahhüdü, GSYİH'nin yüzde 2'sini savunmaya ayırmak olsa da, özellikle Ukrayna savaşı sonrası birçok NATO üyesi daha yüksek hedefler belirlemişti. Eski Savunma Bakanı Ben Wallace, yüzde 3 hedefinin 'minimum' olduğunu ve mevcut bütçenin caydırıcılığı zayıflattığını savunarak Temmuz 2023'te istifa etmişti. Streeting'in yeni tutumu, hükümet içinde savunma harcamalarının büyüme yerine kemer sıkma politikasıyla dengelenmeye çalışıldığı yönünde yorumlandı. Başbakan Rishi Sunak ise daha önce yüzde 3 hedefini 'desteklediğini' ancak bunu seçim vaadi olarak görmediğini söylemişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin bu kararı, NATO'nun doğu kanadındaki savunma zafiyeti endişelerini artırabilir. Özellikle Baltık ülkeleri ve Polonya, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşında daha fazla destek beklerken, İngiltere'nin taahhütlerini azaltması ittifak içinde güven bunalımına yol açabilir. ABD, Almanya ve Fransa gibi büyük NATO üyeleri de benzer bütçe baskılarıyla karşı karşıya. Ancak İngiltere'nin nükleer caydırıcılık ve deniz gücü gibi alanlardaki kapasitesi, kararın askeri etkisini sınırlıyor. Uzmanlar, Streeting'in açıklamasının aslında savunma bütçesinde bir kesinti değil, mevcut seviyeleri koruma niyetini yansıttığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma harcamalarını artırmama kararı, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. İttifak içinde yük taşıyan üyelerden biri olarak Türkiye, yüzde 2 hedefini aşan bir savunma bütçesine sahip. İngiltere'nin taahhütlerini azaltması, Türkiye'nin savunma sanayi iş birliklerini ve ortak tatbikatları etkilemese de, NATO'nun genel caydırıcılık kapasitesine ilişkin endişeleri artırabilir. Özellikle Karadeniz güvenliği ve terörle mücadele gibi ortak alanlarda iş birliği zayıflayabilir. Türkiye, bu durumda kendi milli savunma yatırımlarına daha fazla ağırlık vererek caydırıcılığı sürdürmeye çalışacaktır.