İngiltere, geçen yıl 139 bin ton plastik atığı Türkiye'ye ihraç etti ve bu atıklar, Adana'nın kenar mahallelerindeki yoksul aileler ile küçük çiftçilerin hayatını olumsuz etkiliyor. Bu atıkların bir kısmı, tarım arazilerinde açıkta yakılarak zehirli dumanların oluşmasına neden olurken, bir kısmı da doğaya atılarak denizlere karışıyor. Adana'daki çiftçiler ve mahalle sakinleri, bu duruma karşı kayıtsız kalınmasından şikâyetçi: 'Kimse umursamıyor.' Bu durum, küresel çevre adaleti konusunda ciddi soru işaretlerini gündeme getiriyor.
İngiltere'nin Plastik Atık Sorununun Adana'ya Taşınması
İngiltere, geri dönüştürülebilir atıklarının önemli bir kısmını Türkiye'ye gönderiyor. Ancak **Gezi İzleme Derneği**'nin (Global Witness) raporuna göre, bu atıkların önemli bir kısmı geri dönüştürülmüyor; açık arazilerde ya da dere kenarlarında yakılıyor. Adana'nın Yüreğir ilçesindeki Seyhan Nehri kıyısında yapılan incelemelerde, İngiltere'den gelen atıkların yakıldığı ve ortaya çıkan zehirli gazların halk sağlığını tehdit ettiği tespit edildi. Rapor, atıkların vahşi depolama alanlarında biriktirildiğini, mikroplastiklerin toprağa ve su kaynaklarına karıştığını belirtiyor.
Atıkların yakılması, kanserojen maddelerin yayılmasına yol açarken, çiftçiler ürün kayıplarıyla karşı karşıya. Bölgede çeltik üretimi yapan çiftçi Mehmet Şimşek, 'Atıkların yakıldığı duman tarlalarımızı kaplıyor, ürünlerimiz kuruyor. Daha önce hiç böyle bir sorun yaşamamıştık' diyor. Türkiye, 2019 yılında Çin'in atık ithalatını yasaklamasından sonra en büyük plastik atık alıcısı haline geldi. İngiltere'nin önde gelen süpermarket zincirleri, geri dönüşüm maliyetlerinden kaçınmak için atıklarını Türkiye'ye gönderiyor.
Küresel Plastik Krizinde Adalet Arayışı
Bu durum, gelişmiş ülkelerin atıklarını gelişmekte olan ülkelere ihraç etmesiyle ortaya çıkan 'çevresel adaletsizlik' tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. İngiltere'nin çöp ihracatı, ülke içinde geri dönüşüm oranlarını artırma çabalarını da sekteye uğratıyor. İklim aktivistleri, bu tür uygulamaların gelişmiş ülkelerin karbon ayak izini azaltma sözlerini gölgede bıraktığını savunuyor. Öte yandan, Türkiye'nin atık ithalatına yönelik yasal düzenlemeleri yetersiz kalıyor; denetim eksiklikleri, çevre kirliliğinin önüne geçilememesine neden oluyor. Avrupa Birliği, atık ihracatını sınırlamak için yeni kurallar üzerinde çalışırken, İngiltere'nin de benzer adımlar atması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, plastik atık ithalatından elde ettiği gelirle ekonomisine katkı sağlarken, bu ticaretin çevresel maliyeti ağır oluyor. Adana'daki durum, Türkiye'nin çevre politikalarını ve denetim mekanizmalarını gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda, küresel atık ticaretinde Türkiye'nin bir 'çöp sahası' haline gelmesi, ülke imajını zedeliyor. Bu nedenle Türk hükümetinin, atık ithalatını düzenleyen mevzuatı sıkılaştırması ve yerel geri dönüşüm altyapısını güçlendirmesi elzem. Bu durum, Türkiye'nin çevresel sürdürülebilirlik hedefleriyle de çelişiyor ve uluslararası alanda itibar kaybına neden olabilir.