İngiltere Kilisesi (Church of England), ülkenin en büyük toprak sahiplerinden biri olarak sahip olduğu arazilerin yüzde 30'unu 2030 yılına kadar doğal yaşama kazandırma planını oylamayla reddetti. Kilisenin ulusal sinodunda yapılan oylamada, plan lehine yeterli çoğunluk sağlanamadı. Karar, iklim aktivistleri ve çevre örgütleri tarafından sert bir dille eleştirildi. Aktivistler, kilisenin iklim kriziyle mücadelede ahlaki liderlik göstermekte başarısız olduğunu vurguladı.
Planın Ayrıntıları ve Reddedilme Süreci
Kilise Komisyonu (Church Commissioners) tarafından hazırlanan plan, kiliseye ait 100 bin dönümden fazla arazinin yaban hayatına geri kazandırılmasını öngörüyordu. Bu, kilisenin toplam arazi varlığının yaklaşık yüzde 16'sına tekabül ediyordu. Plan, biyoçeşitliliğin artırılması, karbon emisyonlarının azaltılması ve yerel ekosistemlerin iyileştirilmesi hedeflerini taşıyordu.
Ancak sinodda yapılan oylamada, planın maliyetleri ve tarımsal üretim üzerindeki olası etkileri gerekçe gösterilerek reddedildi. Kilise yetkilileri, arazilerin bir kısmının tarımsal kullanım için kiralanmış olduğunu ve bu sözleşmelerin feshedilmesinin hukuki ve ekonomik sorunlar yaratacağını belirtti. Ayrıca, iklim hedeflerine ulaşmak için alternatif yöntemlerin değerlendirileceği ifade edildi.
Tepkiler ve Küresel Boyut
Karar, çevre örgütleri ve iklim aktivistleri tarafından büyük bir hayal kırıklığıyla karşılandı. Greenpeace UK yetkilileri, 'Kilise, iklim krizinde ahlaki pusulasını kaybetmiştir' derken, Christian Aid ise 'Bu karar, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu göz ardı etmektedir' açıklamasını yaptı.
İngiltere Kilisesi, yaklaşık 9,5 milyar sterlinlik yatırım portföyü ve 105 bin dönümden fazla arazi ile ülkenin en büyük toprak sahiplerinden biri olarak kabul ediliyor. Kilisenin iklim politikaları, diğer büyük kurumlar için de örnek teşkil edebilecek nitelikte. Bu nedenle alınan karar, sadece İngiltere'de değil, küresel dini kurumların iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolü açısından da kritik bir sınav olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere Kilisesi'nin bu kararı, küresel iklim hedefleri ve büyük kurumların çevresel sorumlulukları açısından önemli bir gösterge. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede benzer zorluklarla karşı karşıya; özellikle tarım alanlarının korunması ve biyoçeşitliliğin artırılması konularında. Bu gelişme, Türkiye'deki dini kurumlar ve büyük arazi sahipleri için de bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi ve doğal alanlarını koruması açısından, uluslararası toplumda benzer tartışmaların yaşandığını göstermesi bakımından dikkatle izlenmelidir.