İngiltere merkezli Arap İnsan Hakları Örgütü (AOHR UK), ülkenin Ticaret ve İş Bakanı Peter Kyle'a bir mektup göndererek Londra'da 14 Haziran'da düzenlenmesi planlanan 'Büyük İsrail Emlak Etkinliği 2026' isimli fuarın iptal edilmesini talep etti. Açıklanmayan bir mekanda gerçekleştirilmesi beklenen etkinliğin, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgal politikalarına meşruiyet kazandırdığı ve uluslararası hukuku ihlal ettiği belirtildi. AOHR UK, fuarın Birleşik Krallık'ın İsrail'e yönelik tutumuyla çeliştiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
AOHR UK, mektubunda etkinliğin İsrail'in uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal ettiği Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim yerlerini tanıtmayı amaçladığını iddia etti. Örgüt, bu tür etkinliklerin Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası hukuka saygısızlık anlamına geldiğini ifade etti. İsrail'in Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında devam eden yerleşim faaliyetleri, uluslararası toplum tarafından sürekli olarak kınanıyor. AOHR UK, Bakan Kyle'dan etkinliğin lisansını iptal etmesini ve bu tür fuarların düzenlenmesini engellemek için önlem almasını talep etti.
İngiltere hükümeti daha önce İsrail yerleşim yerlerinden gelen ürünlerin etiketlenmesi gibi konularda İsrail karşıtı adımlar atmıştı. Ancak Ticaret Bakanlığı'nın bu talebe nasıl yanıt vereceği merak konusu. Geçmişte benzer etkinliklerin iptali için yapılan çağrılar genellikle dikkate alınmamıştı. AOHR UK, İngiltere'nin insan hakları ve uluslararası hukuk konusundaki taahhütlerini hatırlatarak, eylemsizliğin bu taahhütleri zayıflatacağını savundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in yerleşim politikaları, Orta Doğu'daki barış sürecinin en büyük engellerinden biri olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, İsrail yerleşimlerini uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendiriyor. Avrupa Birliği de İsrail yerleşim yerlerinden gelen ürünlerin etiketlenmesini zorunlu kılan düzenlemeler getirmişti. Bu bağlamda, Londra'daki emlak fuarının iptali talebi, uluslararası toplumun İsrail politikalarına yönelik artan baskısının bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan, İngiltere'deki bazı Yahudi kuruluşları ve İsrail yanlısı gruplar, etkinliğin İsrail'de yatırım yapma hakkını savunduğunu belirterek iptal çağrısına karşı çıkabilir. Bu durum, Birleşik Krallık'ta ifade özgürlüğü ve insan hakları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getiriyor. AOHR UK'nin girişimi, İngiltere'deki Filistin yanlısı hareketin son dönemdeki aktivizminin bir yansıması olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM toplantılarında İsrail'i sık sık eleştiriyor ve Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olarak tanınmasını savunuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin küresel arenada Filistin yanlısı söylemini güçlendirebilir. Ayrıca, İngiltere hükümetinin etkinliği iptal etmesi halinde Ankara, bunu uluslararası hukuka saygının bir örneği olarak selamlayacaktır. Türkiye, benzer şekilde kendi topraklarında İsrail'e destek veren etkinliklere izin vermeyerek bu konuda tutarlı bir duruş sergiliyor.