İngiliz Yeşil Partisi lideri Zack Polanski, İngiltere'nin İsrail'in kararına rağmen Doğu Kudüs'teki başkonsolosluğunu açık tutması gerektiğini savundu. Middle East Eye'a konuşan Polanski, İngiliz hükümetinin İsrail'in bu konudaki tutumuna boyun eğmemesi gerektiğini belirtti. Polanski, "İngiltere, uluslararası hukuka ve insan haklarına bağlı kalarak Doğu Kudüs'teki diplomatik varlığını sürdürmelidir" dedi.
İsrail'in Baskısı ve İngiltere'nin Tutumu
İsrail, uzun süredir Doğu Kudüs'teki İngiliz başkonsolosluğunun kapatılması için baskı yapıyor. İsrail, 1967'den bu yana Doğu Kudüs'ü işgal altında tutuyor ve buradaki diplomatik temsilcilikleri kendi egemenliğine aykırı görüyor. İngiltere ise şimdiye kadar bu baskıya direnerek konsolosluğu açık tuttu. Ancak son dönemde İsrail'in artan baskısı ve İngiltere'nin İsrail ile ilişkilerini gözden geçirmesi, konsolosluğun geleceğini belirsiz hale getirdi.
Polanski, İngiltere'nin İsrail'e karşı dik durması gerektiğini vurgulayarak, "İngiltere, İsrail'in yasadışı yerleşim faaliyetlerine ve Doğu Kudüs'teki demografik değişim çabalarına alet olmamalıdır" ifadelerini kullandı. Polanski, İngiltere'nin Filistin halkına verdiği desteği sürdürmesi ve iki devletli çözüm için çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
İngiliz hükümeti henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Dışişleri Bakanlığı kaynakları, konsolosluğun statüsünün gözden geçirildiğini doğruladı. İngiltere, Doğu Kudüs'teki konsolosluğu aracılığıyla Filistin Yönetimi ile ilişkilerini yürütüyor ve buradaki diplomatik varlığı, İngiltere'nin Filistin devletini tanıma yönündeki adımlarının bir parçası olarak görülüyor.
Uluslararası Hukuk ve Bölgesel Gerilim
Doğu Kudüs'ün statüsü, uluslararası hukuka göre tartışmalı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararları, İsrail'in 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilmesini öngörüyor. Ancak İsrail, Doğu Kudüs'ü "ebedi başkenti" ilan etmiş durumda. Uluslararası toplum, İsrail'in bu ilhakını tanımıyor ve büyükelçiliklerini Tel Aviv'de tutuyor. ABD'nin 2018'de büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması, bölgede gerilimi artırmıştı.
İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki başkonsolosluğu, Filistinliler için önemli bir diplomatik kanal işlevi görüyor. Konsolosluk, Filistinlilere vize hizmetleri sunuyor ve İngiltere'nin Filistin Yönetimi ile ilişkilerini yürütüyor. Konsolosluğun kapatılması, İngiltere'nin Filistin'deki varlığını zayıflatacak ve Filistinlilerin diplomatik temsil imkanını kısıtlayacak.
Polanski'nin çağrısı, İngiltere'de artan Filistin yanlısı kamuoyu baskısının bir yansıması. İngiltere'de son aylarda İsrail karşıtı protestolar ve Filistin'e destek gösterileri düzenleniyor. Yeşil Parti, Filistin haklarını savunan en güçlü siyasi partilerden biri olarak öne çıkıyor. Polanski'nin açıklamaları, İngiliz hükümetine yönelik eleştirilerin dozunun artacağını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doğu Kudüs'teki İngiliz başkonsolosluğunun geleceği, Türkiye'nin Filistin politikası açısından doğrudan bir mesele olmasa da, uluslararası hukukun üstünlüğü ve Kudüs'ün statüsü bakımından önem taşıyor. Türkiye, Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olduğunu savunuyor ve İsrail'in ilhak girişimlerine karşı çıkıyor. İngiltere'nin konsolosluğu açık tutması, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik denge ve Filistin davasına verdiği desteğe dolaylı katkı sağlayabilir. Ayrıca Türkiye, İngiltere ile ilişkilerinde Kudüs meselesini gündemde tutarak uluslararası platformlarda Filistin lehine baskı oluşturabilir.