İngiltere sularında ilk kez yapılan kapsamlı bir analiz, balina, yunus, domuzbalığı, fok ve deniz kuşları gibi en sevilen ve korunan deniz canlılarının, balıkçılık ekipmanları tarafından 'şok edici' boyutlarda hedef dışı avlanarak öldürüldüğünü ortaya koydu. Koruma örgütleri, bu durumun İngiltere'nin deniz koruma alanları ve sürdürülebilir balıkçılık politikalarının yetersiz kaldığını gösterdiğini belirterek acil önlemler alınmasını istedi.
Arka plan ve bulgular
Analiz, İngiltere'nin deniz yetki alanında 2015-2023 yılları arasında yılda ortalama 1.000'den fazla deniz memelisinin (balina, yunus, domuzbalığı) ve 4.000'den fazla deniz kuşunun hedef dışı av (bycatch) sonucu öldüğünü tahmin ediyor. Bu sayılar, resmi raporlara yansıyanların çok üzerinde. Uzmanlar, özellikle solungaç ağları, trol ağları ve paragatların bu canlılar için ölümcül olduğunu vurguluyor.
İngiltere merkezli Whale and Dolphin Conservation (WDC) ve RSPB gibi kuruluşlar, hükümete çağrıda bulunarak, hedef dışı avı azaltacak teknolojik önlemlerin (örneğin akustik caydırıcılar, kaçış panelleri) zorunlu hale getirilmesini, hassas bölgelerde balıkçılığın sınırlandırılmasını ve izleme sistemlerinin güçlendirilmesini talep ediyor. Çevre örgütleri, mevcut koruma çabalarının yetersiz olduğunu, zira İngiltere'nin deniz koruma alanlarının çoğunda hâlâ endüstriyel balıkçılığa izin verildiğini belirtiyor.
Küresel boyut ve bağlam
Hedef dışı av, dünya genelinde deniz biyoçeşitliliğine yönelik en büyük tehditlerden biri olarak kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel balıkçılığın yaklaşık yüzde 40'ında hedef dışı avın önemli bir sorun olduğunu belirtiyor. Özellikle nesli tehlike altındaki türler (örneğin Akdeniz foku, yeşil deniz kaplumbağası, bazı köpekbalığı türleri) bu durumdan orantısız şekilde etkileniyor. İngiltere analizi, gelişmiş ülkelerde bile hedef dışı avın boyutlarının tam olarak bilinmediğini ve mevcut izleme sistemlerinin yetersiz kaldığını gösteriyor.
Uzmanlar, sorunun çözümü için uluslararası iş birliğinin şart olduğunu vurgularken, AB'nin Ortak Balıkçılık Politikası kapsamında hedef dışı avı azaltma hedefleri belirlediğini ancak uygulamada eksiklikler bulunduğunu ifade ediyor. İngiltere'nin Brexit sonrası bağımsız balıkçılık politikası, bu alanda daha sıkı düzenlemeler yapma potansiyeli taşıyor, ancak çevre örgütleri şu ana kadar yeterli adım atılmadığını söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu hatırlatıyor. Türkiye, Akdeniz ve Ege'deki balıkçılık faaliyetleri nedeniyle hedef dışı av konusunda ciddi riskler taşıyor. Özellikle caretta caretta deniz kaplumbağaları, Akdeniz foku ve yunus türleri bu durumdan olumsuz etkileniyor. İngiltere'deki bu analiz, Türkiye'de de kapsamlı bir hedef dışı av izleme sisteminin kurulması ve mevcut balıkçılık yönetiminin gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Ayrıca, uluslararası fonlar ve iş birlikleriyle Türkiye'nin de bu alanda farkındalık artırıcı çalışmalar yapması, deniz koruma alanlarını etkin şekilde yönetmesi önem taşıyor. Küresel deniz biyoçeşitliliğinin korunması, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler (örneğin Barselona Sözleşmesi) kapsamında taahhütlerini yerine getirmesini gerektiriyor.