Londra merkezli düşünce kuruluşu Middle East Eye'ın yayımladığı analizde, İngiltere hükümetinin Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden yapılan ticareti yasaklama kararının, İsrail yanlısı lobi gruplarının yoğun baskısına rağmen korunması gerektiği vurgulandı. İngiltere, 2020 yılında aldığı kararla, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşimlerden gelen ürünlerin etiketlenmesini zorunlu kılmış, ancak tam bir ticaret yasağı henüz yürürlüğe girmemişti. Son dönemde İsrail yanlısı kuruluşlar, bu tür yasakların İngiltere-İsrail ticari ilişkilerine zarar vereceğini öne sürerek kararın geri alınması için kampanya yürütüyor.
Yerleşim Ticareti Yasağının Arka Planı
İngiltere, uluslararası hukuka göre işgal altındaki topraklardaki yerleşimleri yasa dışı kabul ediyor. 2020'de Avrupa Birliği'nden ayrıldıktan sonra, AB'nin yerleşim ürünlerinin etiketlenmesine ilişkin kılavuz ilkelerini kendi mevzuatına uyarladı. Buna göre, Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri'nden gelen ürünlerin menşe bilgisinde 'İsrail yerleşimi' ibaresi yer almak zorunda. Ancak bu düzenleme, fiili bir ticaret yasağı getirmiyor; sadece tüketicinin bilgilendirilmesini amaçlıyor.
Filistin yanlısı gruplar ve bazı milletvekilleri, etiketlemenin yeterli olmadığını, yerleşim ürünlerinin tamamen yasaklanması gerektiğini savunuyor. İsrail yanlısı lobiler ise bu tür girişimlerin İngiltere'nin İsrail ile olan ticari ve stratejik ilişkilerine zarar vereceğini, ayrıca Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olabileceğini iddia ediyor. İngiltere hükümeti şu ana kadar etiketleme politikasını sürdürme yönünde irade gösterse de, özellikle Muhafazakâr Parti içindeki bazı isimlerin baskısıyla kararın sulandırılabileceği belirtiliyor.
Middle East Eye'ın haberine göre, İsrail yanlısı lobi grupları, İngiliz hükümetine yönelik yoğun bir kampanya yürütüyor. Bu gruplar, yerleşim ürünlerine yönelik herhangi bir yasağın 'antisemitizm' olarak damgalanması gerektiğini savunuyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, yerleşimlerin yasa dışı olduğunu ve buradan yapılan ticaretin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu hatırlatıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin tutumu, Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkeler için de emsal teşkil ediyor. AB, 2015'ten bu yana yerleşim ürünlerinin etiketlenmesini zorunlu kılıyor ve bazı üye ülkelerde yerel yönetimler bu ürünleri satın almama kararı alabiliyor. İrlanda, İspanya ve Belçika gibi ülkelerde yerleşim karşıtı hareketler güçlü. İngiltere'nin olası bir ticaret yasağı, diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya teşvik edebilir.
Öte yandan, İsrail hükümeti yerleşim ürünlerine yönelik yasakları 'ekonomik terörizm' olarak nitelendiriyor ve karşı misilleme tehdidinde bulunuyor. İsrail, İngiltere ile olan ticaret hacminin yıllık 5 milyar doları aştığını ve bu tür adımların ilişkileri zedeleyeceğini savunuyor. Ancak İngiltere'nin Orta Doğu'daki stratejik çıkarları, sadece İsrail ile sınırlı değil; Körfez ülkeleri ve Filistin yönetimiyle de dengeli ilişkiler yürütmek zorunda.
Uluslararası hukuk açısından, yerleşimlerin statüsü nettir: 1949 Cenevre Sözleşmesi'nin 49. maddesi, işgalci gücün kendi sivil nüfusunu işgal ettiği topraklara transfer etmesini yasaklar. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı da yerleşimleri uluslararası hukuka aykırı ilan etmiştir. Dolayısıyla İngiltere'nin atacağı her adım, uluslararası hukuka uygunluk açısından sağlam bir zemine oturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekliyor ve İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. İngiltere'nin yerleşim ticaretine yönelik olası bir yasağı, Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirebilir ve Avrupa'da benzer adımların atılması için bir pencere açabilir. Ayrıca, Türkiye-İngiltere ticari ilişkileri güçlü olduğundan, bu tür bir yasak doğrudan ekonomik bir etki yaratmasa da, Ankara'nın uluslararası platformlarda Filistin lehine daha aktif bir diplomasi izlemesine olanak tanır. Öte yandan, İsrail yanlısı lobilerin İngiltere üzerindeki baskısı, Türkiye'nin Batı'daki Filistin yanlısı söylemini daha da önemli kılıyor.