İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer'ın 22 Haziran Cuma günü istifa edeceği ve ülke için düzenli bir çıkış süreci başlatacağı İngiliz basınında geniş yankı uyandırdı. The Times, The Guardian ve BBC'nin haberine göre Starmer, kabine üyeleri, danışmanlar, bağışçılar ve sendika liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından pozisyonunun artık sürdürülemez olduğu sonucuna vardı. İstifa kararının, İşçi Partisi içinde artan muhalefet ve son yerel seçimlerdeki başarısızlığın ardından geldiği belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Keir Starmer, 2020 yılında Jeremy Corbyn'in yerine İşçi Partisi lideri seçilmiş ve 2024 genel seçimlerinde partisini zafere taşıyarak başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Ancak son dönemde parti içi anlaşmazlıklar ve Brexit sonrası ekonomik zorluklar nedeniyle popülaritesi giderek azaldı. Mayıs ayında yapılan yerel seçimlerde İşçi Partisi beklenenden daha düşük oy alırken, Muhafazakar Parti'nin güç kazanması Starmer üzerindeki baskıyı artırdı. Parti içinden gelen istifa çağrılarına rağmen Starmer, görevini sürdürmekte ısrarcıydı. Ancak son haftalarda kabine üyeleri ve sendika liderleriyle yaptığı toplantılarda, parti birliğini korumak ve erken seçim olasılığına karşı düzenli bir geçiş planlamak için istifanın en iyi seçenek olduğu konusunda ikna oldu.
Haber kaynaklarına göre Starmer, 22 Haziran'da Buckingham Sarayı'na giderek Kral III. Charles'a istifasını sunacak ve bir sonraki seçime kadar geçici bir başbakan atanması için süreci başlatacak. İşçi Partisi içinde ise yeni liderlik seçiminin önümüzdeki haftalarda yapılması planlanıyor. Öne çıkan adaylar arasında Maliye Bakanı Rachel Reeves, Dışişleri Bakanı David Lammy ve eski Sağlık Bakanı Wes Streeting yer alıyor. Parti içi kaynaklar, yeni liderin büyük olasılıkla bir kadın olacağını ve Reeves'in en güçlü aday olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Starmer'ın istifası sadece İngiltere iç siyasetinde değil, aynı zamanda Avrupa ve küresel düzeyde de yankı uyandıracak. İngiltere, Brexit sonrası Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini yeniden şekillendirme çabasında. Her ne kadar Starmer döneminde AB ile ticari ilişkilerde bazı ilerlemeler kaydedilmiş olsa da, özellikle Kuzey İrlanda protokolü konusunda anlaşmazlıklar devam ediyor. Yeni başbakanın AB ile daha yakın ilişki mi kuracağı yoksa daha mesafeli bir duruş mu sergileyeceği merak ediliyor.
Savunma ve güvenlik alanında ise İngiltere, NATO'nun önemli bir üyesi olarak Ukrayna'ya askeri desteğini sürdürüyor. Starmer'ın istifasının bu politikayı etkilemesi beklenmiyor. Ancak iç siyasetteki belirsizlik, İngiltere'nin uluslararası arenadaki kredibilitesini geçici olarak zedeleyebilir. ABD ve diğer müttefikler, Londra'daki siyasi istikrarsızlığı yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu siyasi değişim, Türkiye-İngiltere ilişkileri açısından kısa vadede belirsizlik yaratabilir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında yaklaşık 25 milyar sterlin seviyesindeydi ve Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) bu ilişkilerin temelini oluşturuyor. Yeni başbakanın STA'nın güncellenmesi konusundaki tutumu Türkiye açısından önemli. Ayrıca, İngiltere'nin Orta Doğu politikası ve PKK/YPG'ye yönelik tutumu, Türkiye'nin güvenlik endişeleriyle doğrudan ilgili. Ankara, Londra'daki yeni yönetimin terörle mücadele konusunda iş birliğini sürdürmesini bekliyor. NATO müttefiki olarak iki ülke arasındaki savunma iş birliği ise büyük ölçüde devam edecektir.