İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın, kendi partisi İşçi Partisi içinde artan muhalefet ve istifa çağrıları karşısında görevi bırakma planını kamuoyuna açıklaması bekleniyor. İngiliz medyasında yer alan haberlere göre Starmer, partisindeki bölünmeleri sona erdirmek ve erken seçim senaryosuna zemin hazırlamamak için önümüzdeki günlerde bir yol haritası duyuracak. Başbakanlık ofisinden henüz resmi bir açıklama gelmezken, kulislerde Starmer'ın partisinin kurultayında konuşma yapabileceği veya ulusa seslenişle planı paylaşabileceği konuşuluyor.
Gelişmenin arka planı: Parti içi çatlak ve kamuoyu baskısı
Keir Starmer, 2020 yılında İşçi Partisi lideri seçildikten sonra partiyi merkeze çekme ve seçilebilir kılma hedefiyle yola çıktı. Ancak son dönemde artan yaşam maliyeti krizi, sağlık sistemindeki çöküş ve göç politikalarındaki belirsizlikler, hem kamuoyunda hem de parti tabanında ciddi memnuniyetsizlik yarattı. Parti içindeki sol kanat, Starmer'ın sosyal demokrat vaatlerden uzaklaştığını savunurken, merkez sağ kanat ise liderin yeterince kararlı olmadığını dile getiriyor.
Muhalif milletvekilleri, geçtiğimiz hafta düzenledikleri basın toplantısında Starmer'a açık bir mektup yayımlayarak, "Partimiz bir yol ayrımında. Ya değişimi yönetecek bir lider çıkaracak, ya da yenilgiye sürükleneceğiz" ifadelerini kullanmıştı. Yaklaşık 30 milletvekilinin imzaladığı mektupta, başbakanın popülist sağ partilere karşı net bir duruş sergileyemediği ve iktidar vaatlerini yerine getiremediği vurgulanıyor.
Anketlere göre Starmer'ın onay oranı yüzde 28'e kadar gerilemiş durumda. Bu, bir başbakan için son 30 yılın en düşük ikinci seviyesi olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, partinin bölünmesi halinde erken seçim ihtimalinin güçlenebileceğini belirtiyor. Ancak şu an için resmi bir erken seçim kararı bulunmuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İngiltere'nin siyasi geleceği ve Avrupa ile ilişkiler
Starmer'ın istifa planı, sadece İngiltere iç siyasetini değil, ülkenin uluslararası konumunu da yakından ilgilendiriyor. Brexit sonrası dönemde AB ile ilişkileri yeniden şekillendirmeye çalışan İngiltere, bir yandan da küresel enerji krizi, Rusya-Ukrayna savaşı ve artan Çin etkisi gibi konularda aktif bir dış politika izlemeye çalışıyordu. Starmer'ın zayıflaması, bu alanlarda istikrarsızlığa yol açabilir.
Avrupa basını, İngiltere'deki siyasi belirsizliği dikkatle izliyor. Almanya ve Fransa, Brexit sonrası ticari dengeleri yeniden kurmak için Londra ile temaslarını sürdürürken, bu süreçte güçlü bir İngiliz hükümetine ihtiyaç duyuyor. Özellikle savunma alanında NATO ve AB iş birliği, potansiyel bir liderlik boşluğu nedeniyle sekteye uğrayabilir.
ABD yönetimi ise özellikle Kuzey İrlanda Protokolü ve ticaret anlaşmaları konusunda Starmer hükümetiyle yakın çalışma yürütüyordu. Beyaz Saray'dan yapılan gayriresmî açıklamalarda, İngiltere'nin siyasi istikrarının önemine vurgu yapılıyor. Starmer'ın olası ayrılışının, uluslararası sistemde kısa vadeli bir belirsizlik yaratması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Birleşik Krallık'ı Avrupa'da önemli bir ticaret ortağı ve NATO müttefiki olarak görüyor. Starmer'ın siyasi zayıflığı veya istifası, ikili ilişkilerde geçici bir belirsizliğe yol açabilir. Ancak Türkiye'nin İngiltere ile ticaret hacmi 20 milyar doları aşmış durumda; bu nedenle Ankara'nın, hangi hükümet olursa olsun pragmatik bir yaklaşım benimseyerek ekonomik iş birliğini sürdüreceği öngörülüyor. Güvenlik boyutunda ise NATO bünyesindeki iş birliği iki ülke için de stratejik önem taşıyor; istifanın bu alana yansıması sınırlı olabilir.