İngiltere'de asgari ücretin daha da artırılmasının ekonomi için riskli olabileceği uyarısı yapıldı. Ülkenin resmi danışma organı Düşük Ücret Komisyonu (Low Pay Commission), asgari ücretin medyan ücrete doğru yükseltilmesinin ekonominin kaldıramayacağı bir yük oluşturabileceğini belirtti. Komisyonun raporu, hükümetin 2020 yılından bu yana asgari ücrette yaptığı önemli artışların ardından geldi. İngiltere'de şu anda 23 yaş ve üzeri çalışanlar için saatlik asgari ücret 11,44 sterlin seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, 2019'daki 8,21 sterline kıyasla önemli bir artışı temsil ediyor. Komisyon, özellikle küçük işletmelerin ve düşük kâr marjıyla çalışan sektörlerin bu artışlardan olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti.
Gelişmenin arka planı
Düşük Ücret Komisyonu, hükümete asgari ücret politikaları konusunda bağımsız tavsiyeler vermekle görevli bir kurumdur. Her yıl yayımladığı raporda, asgari ücretin seviyesini ve ekonomik etkilerini değerlendirir. Son raporda, asgari ücretin medyan ücrete oranının yüzde 66'ya ulaştığı belirtildi. Bu oran, 2015'te yüzde 54 iken, hükümetin hedefi doğrultusunda sürekli yükseldi. Ancak komisyon, bu oranın daha da artırılmasının işverenler üzerinde baskı yaratacağını ve istihdam kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Raporda ayrıca, asgari ücretin yükseltilmesinin enflasyonu da tetikleyebileceği uyarısı yapıldı. Komisyon, hükümetin 2029 yılına kadar asgari ücreti medyan ücretin üçte ikisine çıkarma hedefini yeniden değerlendirmesi gerektiğini öne sürdü.
İngiltere'de asgari ücret politikası, 1999 yılında İşçi Partisi hükümeti tarafından başlatıldı. O dönemde saatlik 3,60 sterlin olan ücret, yıllar içinde kademeli olarak artırıldı. Son yıllarda Muhafazakar Parti hükümeti de asgari ücreti yükseltmeye devam etti. Ancak pandemi sonrası artan enflasyon ve yaşam maliyeti krizi, hükümeti daha agresif artışlar yapmaya yöneltti. 2023 yılında yapılan yüzde 9,7'lik artış, işçi sendikaları tarafından memnuniyetle karşılanırken, işveren örgütleri tarafından eleştirilmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
İngiltere'nin asgari ücret politikası, diğer gelişmiş ekonomiler için de bir referans noktası oluşturuyor. ABD'de federal asgari ücret saat başına 7,25 dolarla 2009'dan bu yana değişmezken, birçok eyalet kendi asgari ücretlerini belirliyor. Avrupa Birliği'nde ise üye ülkeler arasında büyük farklılıklar bulunuyor. Almanya'da saatlik 12,41 euro olan asgari ücret, Fransa'da 11,65 euro seviyesinde. İngiltere'deki son gelişmeler, asgari ücretin ekonomik etkileri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Küresel ölçekte, düşük gelirli çalışanların korunması ile işletmelerin rekabet gücü arasında bir denge kurulması gerektiği vurgulanıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, birçok ülke asgari ücreti yükseltirken, bu artışların istihdama etkisi yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de asgari ücret, 2024 yılı başında net 17.002 TL olarak belirlenmiş ve yıl içinde ara zam yapılmamıştı. Yüksek enflasyon karşısında asgari ücretin satın alma gücü hızla erirken, İngiltere'deki bu tartışma, asgari ücret politikasının sadece miktarını değil, üretkenlik ve işveren maliyetleri dengesini de gözetmesi gerektiğini hatırlatıyor. Türkiye'de asgari ücretin medyan ücrete oranı yüzde 70'lerin üzerinde seyrediyor ve bu oran uluslararası standartların oldukça üzerinde. Bu durum, kayıt dışı istihdamı teşvik edebilir ve özellikle küçük işletmeler üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye'nin asgari ücret politikasını belirlerken, işçi refahı ile işveren sürdürülebilirliği arasında dengeyi kurması, uzun vadeli ekonomik istikrar için kritik önem taşıyor.