İngiltere, 16 yaş altındaki gençlerin 'yüksek riskli' sosyal medya platformlarına erişimini yasaklamaya hazırlanıyor. Başbakan Keir Starmer'ın pazartesi günü açıklaması beklenen düzenleme, çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmayı hedeflerken, bazı platformların yasaklanıp bazılarının serbest bırakılmasının hukuki itirazlara yol açabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, sosyal medya şirketlerinin bu ayrımın keyfi olduğu gerekçesiyle dava açabileceğini belirtiyor.
Yeni düzenlemenin ayrıntıları
Hükümet kaynaklarına göre, 'yüksek riskli' olarak sınıflandırılan platformlar, içerik denetimi, yaş doğrulama ve algoritmik zarar gibi kriterlere göre belirlenecek. Başbakan Starmer, yasa dışı içeriğin yanı sıra çocukların psikolojik sağlığını tehdit eden platformları da hedef alacaklarını söyledi. Düzenleme, çevrimiçi güvenlik yasasının bir parçası olarak sunulacak. Bazı çocuk hakları örgütleri, yasağın yeterli olmadığını, tüm platformlarda yaş sınırı ve daha sıkı denetim talep ediyor. Öte yandan teknoloji şirketleri, düzenlemenin serbest ticareti engellediğini ve ifade özgürlüğünü kısıtladığını savunuyor.
Avrupa'da sosyal medya düzenlemeleri
İngiltere'nin bu hamlesi, Avrupa'da artan dijital düzenleme dalgasının bir parçası. Fransa ve Almanya'da benzer yasalar tartışılırken, AB'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) da platformları daha sıkı kurallara tabi tutuyor. Ancak İngiltere'nin Brexit sonrası kendi yolunu çizmesi, özellikle büyük teknoloji şirketlerinin Londra'yı alternatif bir merkez olarak görmesi açısından önem taşıyor. Düzenlemenin, küresel çapta çocuk koruma standartlarını etkilemesi bekleniyor. Uzmanlar, İngiltere'nin attığı adımın diğer ülkeler için de emsal teşkil edebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer tartışmalar yürütülüyor. 2025 yılı başında yürürlüğe giren yeni sosyal medya yasası, platformlara yaş doğrulama ve zararlı içerik kaldırma yükümlülüğü getirmişti. İngiltere'nin 'yüksek riskli' platform ayrımı, Türkiye'nin dijital düzenleme politikalarına ışık tutabilir. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu Türkiye'de, çocukların çevrimiçi güvenliği siyasi gündemde kalmaya devam ediyor. Düzenlemenin uluslararası boyutu, Türk teknoloji şirketlerinin Avrupa pazarına uyum sağlama zorunluluğunu da beraberinde getirebilir.