İngiltere merkezli bazı yardım kuruluşları, Yahudilerin İsrail'e göç etmesini teşvik eden programlar düzenleyerek işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan yasadışı yerleşim birimlerine destek sağlıyor. Middle East Eye’ın ortaya çıkardığı belgelere göre, bu kuruluşlar “yerleşim ziyaretleri” ve “ordu günleri” gibi etkinliklerle potansiyel göçmenlere İsrail’de yaşamı tanıtıyor. Söz konusu faaliyetler, uluslararası hukuka aykırı olan yerleşimlerin meşrulaştırılmasına katkıda bulunuyor.
Yerleşim ziyaretleri ve ordu günleri
İngiltere’de kayıtlı yardım kuruluşları, Yahudi cemaatlerine yönelik düzenledikleri programlarla İsrail’e göçü (Aliyah) özendiriyor. Bu programlar kapsamında katılımcılar, Batı Şeria’daki yerleşim yerlerini ziyaret ediyor ve İsrail ordusunda bir gün geçiriyor. Amaç, potansiyel göçmenlere İsrail’deki yaşamı deneyimleme fırsatı sunarak kalıcı yerleşimi teşvik etmek. Uzmanlara göre bu tür faaliyetler, uluslararası hukukta suç olarak tanımlanan yerleşim faaliyetlerini dolaylı olarak destekliyor. 2019’da yayımlanan bir BM raporu, yerleşimlerin savaş suçu teşkil edebileceğini belirtmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu yardım kuruluşlarının faaliyetleri, İsrail’in işgal politikalarına uluslararası destek sağlanması açısından kritik bir rol oynuyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, yerleşimleri yasa dışı kabul ederken, İngiltere hükümeti de yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu tekrarlıyor. Ancak, bu kuruluşların Birleşik Krallık’ta kayıtlı olması, hükümetin bu tür faaliyetleri denetleme ve engelleme konusundaki eksikliklerini gözler önüne seriyor. İnsan hakları örgütleri, bu tarz programların Filistin halkının topraklarından edilmesine ve iki devletli çözümün zayıflamasına yol açtığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinir ve İsrail’in yerleşim politikalarını sürekli eleştirir. Bu haber, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası platformlarda İsrail’e yönelik tutumunu haklı çıkaran bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, İngiltere gibi Batılı ülkelerin yerleşimlere verdiği dolaylı desteğin belgelenmesi, Ankara’nın bu konudaki diplomatik girişimlerine malzeme sağlayabilir. Türkiye, benzer faaliyetlerin durdurulması için uluslararası toplumu harekete geçirmeye çalışabilir ve bu durum, Türkiye-İsrail ilişkilerinde ek bir gerginlik unsuru olabilir.