ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarını son haftalarda önemli ölçüde artırması, Basra Körfezi'nde topyekün bir savaşın eşiğine gelindiği endişelerini beraberinde getirdi. Amerikalı yetkililer, Hürmüz Boğazı'nda ticari deniz trafiğini güvence altına almayı hedeflediklerini belirtirken, Tahran yönetimi Katar, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD üslerine füze atışı yaparak yanıt verdiğini açıkladı. Gelişme, Körfez bölgesinde yıllardır süren gerilimin en tehlikeli boyutlarından birine işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı'nda Artan Gerilim
Pentagon sözcüsü, son günlerde ABD Donanması'na ait savaş gemilerinin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini sağlamak amacıyla devriye sayısını artırdığını duyurdu. Dünya ham petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği bu dar su yolu, İran'ın sık sık tehditler savurduğu kritik bir geçiş noktası. ABD'nin bu hamlesi, Tahran'ın uluslararası deniz hukukuna aykırı olarak gemileri durdurma ve arama girişimlerine karşı bir caydırıcılık olarak yorumlanıyor.
Ancak İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Deniz Kuvvetleri, ABD'nin bu adımını kendilerine yönelik bir savaş ilanı olarak nitelendirdi. İran resmi ajansı IRNA, Devrim Muhafızları'nın Katar'daki El-Udeid Hava Üssü, Bahreyn'deki ABD Donanma üssü ve Kuveyt'teki Camp Arifjan'a kısa menzilli füzelerle saldırı düzenlediğini iddia etti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise füze atışlarının püskürtüldüğünü ve herhangi bir can kaybı yaşanmadığını bildirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişmeler, ABD ile İran arasında 2020'de General Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle başlayan gerginliğin yeni bir aşamaya evrildiğini gösteriyor. Uzmanlar, tarafların karşılıklı saldırılarının kontrolden çıkma riski taşıdığını vurguluyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, çatışmanın kendi topraklarına sıçramasından endişe duyuyor. Öte yandan, Çin ve Rusya'nın da bölgedeki çıkarları nedeniyle gelişmeleri yakından takip ettiği belirtiliyor.
Petrol fiyatlarının kısa sürede yüzde 8 artması, küresel ekonomik istikrarın da tehdit altında olduğunu gösteriyor. Analistler, Hürmüz Boğazı'nın tamamen kapanması durumunda petrol fiyatlarının varil başına 150 doları aşabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşılaması nedeniyle bu gerginlikten doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı'nın olası bir çatışmaya sahne olması, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini tehdit ederken ithal maliyetlerini artırabilir. Aynı zamanda, NATO müttefiki ABD ile enerji tedarikçisi İran arasındaki gerilim, Türkiye'nin dengeli dış politikasını zorlayacak bir sınav niteliği taşıyor. Ankara'nın, Karadeniz'deki enerji keşifleri ve yerli kaynaklara yönelerek bu tür küresel krizlere karşı kırılganlığını azaltması gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor.