Londra merkezli araştırmacı gazetecilik kuruluşu Declassified UK tarafından yayımlanan yeni bir soruşturma, İngiliz vergi mükelleflerinin parasının Gazze'de savaşan İsrail askerlerine psikolojik terapi desteği sağlayan projelere aktarıldığını ortaya koydu. Soruşturma, İngiltere'de kayıtlı bir yardım kuruluşu olan UK Toremet'in, yasadışı İsrail yerleşimlerindeki projelere bağış aktardığını ve bu fonların bir bölümünün İsrail ordusunda görev yapan askerlerin ruh sağlığı hizmetlerine yönlendirildiğini öne sürüyor.
İngiltere'de Kayıtlı Vakfın Faaliyetleri Mercek Altında
Declassified UK'nin hazırladığı video soruşturma, UK Toremet adlı kuruluşun yasal statüsünü ve bağış toplama yöntemlerini ele alıyor. İngiliz hayır kurumu mevzuatına göre kayıtlı bir vakıf olan UK Toremet'in, bağışçılardan topladığı fonları işgal altındaki Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim birimlerinde yürütülen projelere aktardığı belirtiliyor. Uluslararası hukuka göre bu yerleşimler yasadışı kabul ediliyor ve Birleşmiş Milletler kararları da bu yerleşimlerin derhal durdurulmasını talep ediyor.
Soruşturmaya göre UK Toremet aracılığıyla toplanan bağışların bir kısmı, İsrail ordusunda görev yapan askerlere yönelik terapi ve travma sonrası stres bozukluğu tedavisi hizmetlerine finansman sağladı. Bu askerlerin önemli bir bölümünün Gazze'deki askeri operasyonlarda yer aldığı iddia ediliyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında bugüne kadar on binlerce Filistinli sivil hayatını kaybetti; uluslararası insan hakları kuruluşları ve bazı BM raporları bu saldırıları soykırım iddiaları çerçevesinde değerlendiriyor.
İngiliz Hayır Kurumu Mevzuatı ve Denetim Boşlukları
İngiltere'de kayıtlı hayır kurumları, Hayır Kurumları Komisyonu (Charity Commission) tarafından denetleniyor. Ancak soruşturma, UK Toremet gibi kuruluşların yurtdışındaki faaliyetlerinin yeterince şeffaf biçimde denetlenmediğini gösteriyor. İngiliz vergi mükelleflerinin dolaylı katkısı, hayır kurumlarına tanınan vergi muafiyetleri ve Gift Aid adı verilen bağış teşvik mekanizması üzerinden gerçekleşiyor. Bu mekanizma sayesinde İngiliz vergi mükellefleri, hayır kurumlarına yapılan bağışların belirli bir yüzdesini vergi iadesi olarak finanse ediyor.
Dolayısıyla bir İngiliz vatandaşının UK Toremet'e yaptığı bağışın bir bölümü, devlet tarafından geri ödeniyor ve bu para nihayetinde işgal altındaki topraklardaki projelere ve İsrail askerlerine yönelik terapi hizmetlerine ulaşabiliyor. Bu durum, İngiltere'nin kendi mevzuatı ve uluslararası hukuk yükümlülükleri açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Gazze'deki Askeri Operasyonlar ve Psikolojik Destek
İsrail ordusu, Gazze'deki operasyonlara katılan askerler için uzun süredir psikolojik destek programları yürütüyor. İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı Rehabilitasyon Birimi, savaş sonrası travma yaşayan askerlere yönelik tedavi hizmetleri sunuyor. Ancak bu hizmetlerin bir bölümünün yurtdışından gelen bağışlarla finanse edilmesi, uluslararası hukuk açısından tartışmalı bir durum oluşturuyor.
Declassified UK'nin soruşturması, bu finansman akışının yalnızca İngiltere ile sınırlı olmadığını, benzer yapıların başka ülkelerde de faaliyet gösterdiğini ima ediyor. Haberde, İngiliz hükümetinin bu tür kuruluşlara yönelik denetim mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiği yönünde çağrılar da yer alıyor.
Uluslararası Hukuk ve Sorumluluk Tartışması
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına ilişkin soruşturmalar yürütüyor. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) açtığı soykırım davası da devam ediyor. Bu davalar kapsamında, İsrail'e askeri, mali veya lojistik destek sağlayan üçüncü ülke vatandaşları ve kuruluşları da potansiyel sorumluluk altında bulunuyor.
İngiltere'nin, İsrail'e yönelik silah ihracatı lisanslarını askıya alma kararı ve bazı insan hakları kuruluşlarının çağrıları, bu bağlamda değerlendiriliyor. Ancak UK Toremet gibi kuruluşlar üzerinden dolaylı finansman akışının devam etmesi, İngiltere'nin uluslararası hukuk yükümlülüklerini ne ölçüde yerine getirdiği sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu soruşturma, Türkiye'nin Gazze konusundaki tutumunu doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını soykırım olarak nitelendiren ve Uluslararası Adalet Divanı'ndaki davaya müdahil olan ülkeler arasında yer alıyor. İngiliz vergi mükelleflerinin parasının İsrail askerlerinin tedavisine aktarılması, Batı ülkelerinin İsrail'e yönelik dolaylı desteğinin somut bir örneği olarak Ankara'nın uluslararası platformlarda dile getirdiği eleştirileri güçlendiriyor. Ayrıca Türkiye, benzer finansman ağlarının kendi topraklarında faaliyet göstermediğinden emin olmak için denetim mekanizmalarını gözden geçirebilir. Kamuoyu baskısı, İngiltere'nin İsrail politikasını sorgulamasını artırabilir.