İngiltere Başbakanı Keir Starmer, partisinin kıdemli isimlerinden gelen artan istifa baskısı altında hafta sonunu müttefikleri ve meslektaşlarıyla geleceğini değerlendirerek geçiriyor. İşçi Partisi'nin başkan vekili (chief whip), Starmer'a artan sayıda milletvekilinin bir istifa takvimi belirlenmesini istediğini bildirdi. Bu gelişme, Starmer'ın 2025 yılına kadar başbakanlıkta kalma planını sorgulatıyor.
Gelişmenin arka planı
Starmer, genel seçimlerdeki yenilginin ardından koltuğunu korumayı başarmış olsa da, parti içindeki hoşnutsuzluk giderek büyüyor. Milletvekilleri, özellikle ekonomik durgunluk ve sağlık hizmetlerindeki sorunlar nedeniyle hükümetin popülaritesinin düşmesinden endişe duyuyor. Başkan vekilinin uyarısı, Starmer'ın liderliğine yönelik ilk ciddi meydan okuma olarak değerlendiriliyor.
Parti kaynaklarına göre, en az 30 milletvekili Starmer'ın derhal istifasını veya en geç yıl sonuna kadar bir geçiş planı açıklamasını talep ediyor. Starmer ise partiyi bir sonraki genel seçime taşıyabilecek tek isim olduğunu savunuyor. Ancak anketler, İşçi Partisi'nin oy oranının yüzde 25'in altına düştüğünü gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'deki bu siyasi belirsizlik, ülkenin Ukrayna'ya desteği, Brexit sonrası AB ilişkileri ve iklim politikaları gibi kritik konularda karar alma sürecini etkileyebilir. Starmer'ın istifası halinde, yeni liderin atanması ve olası erken seçimler, İngiltere'nin uluslararası pozisyonunu geçici olarak zayıflatabilir. Özellikle ABD'de Biden yönetimi ve Avrupa başkentleri, istikrarlı bir İngiltere hükümeti bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu siyasi kriz, Türkiye-İngiltere ilişkilerini doğrudan etkilemese de, iki ülke arasındaki ticaret anlaşmaları ve savunma iş birliklerinin gelecekteki yeni hükümet tarafından nasıl şekillendirileceği önem taşıyor. Starmer hükümeti, Türkiye ile göçmen anlaşması gibi kritik dosyalarda ilerleme kaydetmişti. Bu sürecin istikrarsızlaşması, Türkiye'nin Brexit sonrası İngiltere ile kurduğu yeni dengeyi olumsuz etkileyebilir.