FIFA Başkanı Gianni Infantino, uluslararası futbolun zirvesindeki konumunu Ortadoğu'da bir nüfuz aracına dönüştürdü. Katar'da düzenlenen 2022 Dünya Kupası ve Suudi Arabistan'ın futbol yatırımları, Infantino'nun bölge liderleriyle kurduğu stratejik ittifakın en somut göstergeleri. İsviçreli yönetici, FIFA'yı sadece bir spor organizasyonu olarak değil, küresel siyasette bir aktör olarak konumlandırıyor.
Infantino'nun Ortadoğu stratejisinin arka planı
Gianni Infantino, 2016'da FIFA başkanı seçildikten sonra Ortadoğu'ya özel bir ilgi gösterdi. Bölgedeki petrol zengini ülkelerin spor yatırımları, FIFA'nın gelirlerini artırmak için biçilmiş kaftandı. Katar, 2022 Dünya Kupası'na ev sahipliği yaparak 220 milyar dolarlık bir altyapı yatırımı gerçekleştirdi. Infantino, turnuva öncesinde ülkeye yönelik insan hakları eleştirilerini sürekli olarak reddetti ve Katar'ı "olumlu değişimin sembolü" olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan ise 2023'te Cristiano Ronaldo ve Neymar gibi yıldızları transfer ederek futbol piyasasında büyük bir atılım yaptı. Infantino, Suudi Arabistan'ın 2034 Dünya Kupası adaylığını da açıkça destekledi.
Infantino'nun bu yaklaşımı, FIFA'nın geleneksel tarafsızlık ilkesiyle çelişiyor. Eski FIFA yetkilileri, başkanın Kişisel bir diplomatik misyon yürüttüğünü söylüyor. Özellikle Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile kurduğu yakın ilişki, Infantino'ya bölgede siyasi bir ağırlık kazandırdı. FIFA'nın İsviçre merkezli olmasına rağmen, karar alma süreçlerinde Ortadoğu'nun ağırlığı her geçen gün artıyor.
Jeopolitik boyut ve küresel yansımalar
Infantino'nun Ortadoğu'daki faaliyetleri, sporun jeopolitik bir araç olarak kullanılmasının en güncel örneği. 2017'de Suudi Arabistan liderliğindeki Katar ablukası sırasında Infantino, her iki tarafı da ziyaret ederek arabuluculuk rolü oynadı. 2022 Dünya Kupası, İran'ın protestoları ve Filistin-İsrail çatışması gibi bölgesel krizlerin gölgesinde düzenlendi. Infantino, bu krizlerde FIFA'yı siyasi sahneden uzak tutmaya çalışsa da, bölge ülkeleriyle olan bağları onu sık sık eleştiri odağı haline getirdi.
Katar Dünya Kupası, İşçi hakları ve LGBTQ+ karşıtı yasalar nedeniyle yoğun eleştiri alırken, Infantino bu eleştirileri "Batı'nın ikiyüzlülüğü" olarak nitelendirdi. Suudi Arabistan'ın futbol yatırımları ise "spor aklama" (sportswashing) suçlamalarını beraberinde getirdi. Infantino, bu suçlamaları kategorik olarak reddediyor ve "futbolun birleştirici gücü" vurgusu yapıyor. Ancak FIFA'nın finansal raporları, bölge ülkelerinden gelen sponsorluk anlaşmalarının önemli bir gelir kaynağı olduğunu gösteriyor. 2023'te FIFA, Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco ile 4 yıllık bir sponsorluk anlaşması imzaladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Infantino'nun Ortadoğu jeopolitiğini kullanması, Türkiye'nin spor diplomasisi yaklaşımıyla benzerlikler taşıyor. Türkiye de Katar ve Suudi Arabistan ile yakın spor ilişkileri kurmuş, kulüpler ve devlet kurumları aracılığıyla bölgede nüfuz kazanmıştır. Ancak Infantino'nun bu ülkelerle kurduğu yakın bağ, Türkiye'nin bölgesel rekabetinde yeni bir faktör olarak değerlendirilebilir. FIFA'nın Katar ve Suudi Arabistan'a verdiği destek, bu ülkelerin küresel spor arenasındaki ağırlığını artırarak Türkiye'nin ortaklık fırsatlarını etkileyebilir. Öte yandan, Türkiye'nin 2023 depremleri sonrası Katar ve Suudi Arabistan'dan aldığı destek, spor diplomasisinin sınırlı bir araç olmadığını göstermektedir.