İlk buluşmada hesabı kimin ödeyeceği sorusu, modern flört etiğinin en çetrefilli konularından biri olmaya devam ediyor. Kimileri ısrarla hesabı bölüşmekten yana, kimileri davet edenin ödemesi gerektiğini savunurken, pek çok kişi hâlâ erkeğin ödemesini romantik bir jest olarak görüyor. Bu konudaki görüşler, kuşaktan kuşağa ve kültürden kültüre değişiklik gösterse de ortak bir noktaya varmak pek mümkün görünmüyor.
Geleneksel roller ve günümüz beklenitleri
Geçmişte, özellikle Batı toplumlarında, erkeğin ilk buluşmanın tüm masraflarını üstlenmesi neredeyse bir kuraldı. Bu, erkeğin koruyucu ve sağlayıcı rolüne dayanan bir beklentiydi. Ancak 1960'lardan itibaren yükselen feminist hareketlerle birlikte hesabı bölüşme fikri de yaygınlaştı. Bugün birçok çift, ilk buluşmada hesabın eşit paylaşılmasının daha adil olduğunu düşünüyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 2023 tarihli bir anketine göre Amerikalıların yüzde 53'ü hesabın eşit bölüşülmesi gerektiğini savunurken, yüzde 32'si hâlâ erkeğin ödemesini bekliyor. Kadınların yüzde 40'ı ise en azından ilk buluşmada kadının ödememesi gerektiği kanısında.
Bu farklılıklar yalnızca cinsiyet rollerinden değil, aynı zamanda kültürel normlardan da kaynaklanıyor. İtalya, İspanya ve Latin Amerika ülkelerinde erkeğin ödemesi daha yaygın bir beklenti iken, İskandinav ülkelerinde cinsiyet eşitliği vurgusuyla hesabın iki tarafça da paylaşılması olağan karşılanıyor. Almanya'da ise "getrennte Kasse" (ayrı hesap) kültürü oldukça yaygın.
Davet eden ödesin kuralı ve modern yorumlar
Bir başka görüş, ilk buluşmayı kim organize ettiyse hesabı onun ödemesi gerektiği yönünde. Bu, hem erkek hem de kadın için geçerli bir kural olarak öne sürülüyor. Flört koçu ve ilişki uzmanı Dr. Rachel DeAlto, konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapıyor: "Kim buluşmayı ayarladıysa ödemeli. Bu, misafirperverlik ve minnettarlığın bir ifadesidir. Ancak bu bir taahhüt değil, sadece bir jesttir." Bununla birlikte, uygulamada kural her zaman işlemiyor. Özellikle buluşmanın bir flört uygulaması üzerinden ayarlandığı durumlarda, kimin 'davet eden' olduğu tartışmalı hale gelebiliyor.
Financial Times'ın flört köşesinde yer alan bir yazıya göre, bazı kişiler hesap konusunu bir "güç oyunu" olarak görüyor. 26 yaşındaki Londralı bir bankacı, "İlk buluşmada hesabı kapatmaya çalışan bir erkek, patronluk taslıyormuş gibi hissediyorum. Oysa eşitlikçi bir ilişki istiyorsam, bunu ilk buluşmadan göstermeliyim." diye belirtiyor. Diğerleri ise erkeğin ödemesinde ısrar etmesini 'gelenekçi' veya 'kontrolcü' olarak yorumluyor.
Flört uygulamaları ve kültürel değişim
Flört uygulamalarının yükselişi, bu tartışmayı daha da karmaşık hale getirdi. Örneğin, 2022'de Bumble, profil mesajlarına belirli bir cinsiyetin ödemesi gerektiğine dair bir ibare eklemeyi test etti. Uygulamanın sözcüsü, amacın "kullanıcıların birbirlerini daha iyi anlaması ve olası bir rahatsızlığın önüne geçilmesi" olduğunu söyledi. Ancak bu girişim, hemfikir olmayan kullanıcılardan yoğun eleştiri aldı.
Uzmanlara göre flört uygulamaları, ilk buluşmada hesabı kimin ödeyeceği konusundaki netliği azalttı. Zira artık flörtün başlangıcı net bir 'davetiye' değil, birçok mesajlaşma ve anlaşma süreci sonucu gerçekleşiyor. Bu da beklentilerin daha belirsiz olmasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ilk buluşmada hesabı erkeğin ödemesi yaygın bir toplumsal norm olmakla birlikte, son yıllarda gençler arasında eşitlikçi bir yaklaşımın da yaygınlaştığı görülüyor. Ancak bu konuda yapılmış kapsamlı bir araştırma bulunmamaktadır. Türkiye'deki flört kültürü, Batı'dan farklı olarak hâlâ geleneksel rollerin daha belirleyici olduğu bir yapıya sahip. Öte yandan, büyükşehirlerde ve eğitimli gençler arasında hesabı paylaşma eğilimi artıyor. Bu gelişmeler, Türkiye'de cinsiyet rolleri ve ekonomik bağımsızlık konularındaki toplumsal dönüşümün bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Küresel flört trendlerinin Türkiye'deki pratiklere etkisi ise sosyologlar tarafından daha yakından incelenmeyi hak ediyor.