2019 yılında Missouri Nehri tarihi seviyelere ulaşarak taştı ve Offutt Hava Kuvvetleri Üssü'nde 137 tesise hasar verdi, 1,2 milyon metrekare çalışma alanını tahrip etti ve 3.000 feet uzunluğundaki pisti sular altında bıraktı. Üssün onarım maliyeti 1,2 milyar doları buldu. Bu felaket, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) iklim değişikliğine uyum ve hazırlık bütçelerindeki kesintilerin yalnızca askeri hazırlığı değil, aynı zamanda can güvenliğini de tehdit ettiğini gösteriyor. Trump yönetimi ve Savunma Bakanlığı, iklim risklerini azaltma programlarını sürekli olarak kısarken, bu tür aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğine uyum harcamalarının bir maliyet değil, insan hayatını ve kritik altyapıyı korumak için bir yatırım olduğunu vurguluyor.
Missouri Nehri Taşkınının Askeri ve Ekonomik Boyutu
Missouri Nehri taşkını, yalnızca Offutt Üssü'nü değil, aynı zamanda çevredeki sivil toplulukları da etkiledi. Nebraska ve Iowa'da binlerce kişi tahliye edildi, tarım arazileri sular altında kaldı ve ulaşım ağı ciddi hasar gördü. Offutt Üssü, ABD Stratejik Komutanlığı'nın (STRATCOM) merkezi olarak kritik bir askeri öneme sahip. Taşkın sırasında üssün iletişim ve komuta merkezleri tehdit altına girdi, ancak hızlı müdahale ile tamamen felç olmaktan kurtuldu. Onarım çalışmaları yıllar sürdü ve bazı tesisler hâlâ tam kapasite çalışamıyor. Bu olay, iklim değişikliğinin ulusal güvenlik üzerindeki doğrudan etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Pentgagon'un kendi raporları da iklim değişikliğini "tehdit çarpanı" olarak tanımlıyor ve askeri tesislerin üçte ikisinin sel, kuraklık veya yangın gibi iklim risklerine maruz kaldığını belirtiyor.
Bütçe Kesintileri ve İklim Hazırlığındaki Zaaflar
Trump yönetimi döneminde, iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum programlarına ayrılan fonlar defalarca kesildi. 2017-2021 yılları arasında Savunma Bakanlığı'nın iklimle ilgili altyapı iyileştirmeleri için talep ettiği bütçenin yalnızca küçük bir kısmı onaylandı. Örneğin, Offutt Üssü'nün sel önleme sistemlerini güçlendirme projesi, bütçe kısıtlamaları nedeniyle ertelendi. Uzmanlar, bu tür kesintilerin kısa vadeli tasarruf sağlasa da uzun vadede çok daha büyük maliyetlere yol açtığını belirtiyor. Overton Center for Climate and Security'nin analizine göre, iklim hazırlığına her 1 dolar harcanması, gelecekteki felaketlerde 4 ila 10 dolar tasarruf sağlıyor. Ancak siyasi irade eksikliği ve iklim değişikliği inkârı, bu yatırımların sürekli olarak ertelenmesine neden oluyor.
Küresel Boyut: İklim Değişikliği ve Askeri Güvenlik
Missouri Nehri taşkını, yalnızca ABD'ye özgü bir sorun değil. Dünya genelinde askeri tesisler iklim değişikliğinin etkilerine karşı giderek daha savunmasız hale geliyor. Örneğin, Pasifik'teki bazı ABD askeri üsleri deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle tehdit altında; Afrika'da kuraklık ve çatışmalar, iklim göçünü tetikliyor. NATO da iklim değişikliğini güvenlik gündemine aldı ancak üye ülkelerin çoğu somut adımlar atmakta yetersiz kalıyor. ABD'nin iklim hazırlığı bütçesini kesmesi, diğer ülkelere de kötü örnek oluyor. Oysa iklim değişikliği, sınır tanımayan bir tehdit olarak küresel iş birliğini zorunlu kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Sel, kuraklık, yangın gibi aşırı hava olayları Türkiye'de de sıklaşmakta; tarım, turizm ve enerji sektörleri tehdit altındadır. ABD'deki bu örnek, Türkiye'nin de iklim uyum yatırımlarını ihmal etmemesi gerektiğini gösteriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) altyapısının iklim risklerine karşı dayanıklılığı, ulusal güvenlik açısından kritiktir. Ayrıca, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğine katkısı, dış politikada elini güçlendirebilir. Bu bağlamda, iklim hazırlığına yapılan harcamalar bir maliyet değil, stratejik bir öncelik olarak görülmelidir.